Çin'in KunMing kentinde çocuklar parklarda, meydanlarda yürürken artık daha fazla dikkat çekiyor. Çocukların dikkat çekici olmasında bir numaralı pay sahibi, bir çok spor ve sanat organizasyonlarına sponsor olan Marlboro... İlk anda ne düşündüğünüzü bilmiyorum; fakat tam 525 öğrencinin reklamlarla dolu, turuncu üniformaları ile potansiyel birer sigara tiryakisi olduklarını, herhalde rahatlıkla söyleyebiliriz.
Bizde çok yadırganacak, tepki ile karşılanabilecek bir olay olarak dursa da, Çin'de Vodafone, Shell, Ferrari ve Marlboro gibi firmalar okul üniformalarına reklam veriyorlar. Çocuklar birer Formula-1 pilotu gibi görünseler de, bu durumdan şikayetçi olmayan aileler de var. Okul masraflarına bir nebze destek olacak olsa, bu tür bir hareket ülkemizde de uygulanabilir belki...
Şunu da belirtmeden geçmeyeyim; kesinlikle bir sigara firmasının, okul üniformasında adının bulunması taraftarı değilim.
Devamı »
Cuma, Ağustos 29, 2008
Marlboro Okul Ögrencilerine Sponsor Oldu!
Gönderen
Cem Kavruk
zaman:
Cuma, Ağustos 29, 2008
Etiketler:
ferrari,
kunming,
lise üniformaları,
marlboro,
marlboro reklam,
okul,
okul üniformaları,
shell,
sigara,
vodafone,
çin
Ramazan Ayı İftar Vakitleri (İllere Göre İmsakiye)
Gönderen
Cem Kavruk
zaman:
Cuma, Ağustos 29, 2008
Etiketler:
2008 ramazan iftar vakitleri,
denizli,
iftar vakitleri,
illere göre iftar vakitleri,
imsak vakitleri,
istanbul iftar vakti,
izmir,
kayseri,
ramazan imsakiye,
sahur,
sakarya,
samsun,
sivas,
trabzon
11 ayın sultanı Ramazan-ı Şerif'in başlamasına bir kaç gün kaldı. Havaların sıcak olmasından mı, yoksa yaz mevsimine denk gelen ilk Ramazan ayım olmasından mı bilmiyorum henüz o mistik havaya giremedim. Pazar gecesi ilk teravih namazını kılacak, Pazartesi günü de ilk iftar ile oruçlarımızı açacağız inşallah.
Adana, Afyon, Ankara, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bursa, Çanakkale, Çorum, Denizli, Edirne, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Hatay, Isparta, İstanbul, İzmir, Kayseri, Kocaeli, Konya, Malatya, Manisa, Şanlıurfa, Sakarya, Samsun, Sivas, Tokat, Trabzon, Yalova ve Zonguldak için imsak ve iftar vakitlerini gösteren illere göre imsakiyeleri sizler için derledim. Buraya tıklayarak bilgisayarınıza indirebilirsiniz.
Şimdiden herkesin Ramazan-ı Şerif'i mübarek olsun.
Ramazan ayına uygun, arşivin derinliklerinden, hoş bir fıkra ile konuyu bağlıyorum. :)
Devamı »
Adana, Afyon, Ankara, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bursa, Çanakkale, Çorum, Denizli, Edirne, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Hatay, Isparta, İstanbul, İzmir, Kayseri, Kocaeli, Konya, Malatya, Manisa, Şanlıurfa, Sakarya, Samsun, Sivas, Tokat, Trabzon, Yalova ve Zonguldak için imsak ve iftar vakitlerini gösteren illere göre imsakiyeleri sizler için derledim. Buraya tıklayarak bilgisayarınıza indirebilirsiniz.
Şimdiden herkesin Ramazan-ı Şerif'i mübarek olsun.
Ramazan ayına uygun, arşivin derinliklerinden, hoş bir fıkra ile konuyu bağlıyorum. :)
Ateist bir adam bir gün ormanda geziyor ve etrafındaki güzelliklere bakıyormuş. Evrim ne güzellikler yaratıyor!' diye düşünüp mest oluyormuş. Birden arkasında kocaman bir ayı belirmiş ve onu kovalamaya başlamış. Adam bütün gücüyle kaçıyormuş ama her arkasına bakışta ayının daha yaklaşmış olduğunu fark ediyormuş. Dakikalarca süren bir kaçışın sonunda adamın ayağı yerdeki dala takılmış, ayı adamın üzerine atlamış, pençesini kaldırmış. Tam vurmaya hazırlanırken adam "TANRIM!!!" diye bağırmış.
Bir anda zaman durmuş, ayı donmuş, ormandaki nehir bile akmaz olmuş. Bir anda orman kararmış ve gökyüzünden bir ışık huzmesi adamın üzerine parlamış.
Çok derinden gelen ilahi bir ses adama:
-Yıllarca bana inanmadın, yaratılışı kozmik bir kazaya bağladın, sana bu durumda yardım etmemi mi istiyorsun? Seni sevgili bir kulum mu saymalıyım?
Adam utanç içinde:
-Biliyorum bunca yıldan sonra dindar biri olmayı istemem haksızlık, ama belki AYIYI dindar yapabilirsiniz. demiş.
Ses, "Peki" diye karşılık vermiş ve ışık kaybolmuş.
Nehir tekrar akmaya başlamış. Her şey eski haline dönmüş.
Ayı pençesini indirmiş, iki pençesini de göğe doğru çevirmiş, ve konuşmaya başlamış: -Tanrım, senin rızkınla orucumu açıyorum, hamdolsun verdiğin nimetlere.
Devamı »
Çarşamba, Ağustos 27, 2008
Pekin Olimpiyatları İlginç Resimler
Gönderen
Cem Kavruk
zaman:
Çarşamba, Ağustos 27, 2008
Etiketler:
2008 olimpiyat oyunları,
olimpiyat fotoğraf galerisi,
olimpiyat ilginç komik resimler,
pekin olimpiyatları,
çin olimpiyatları
Çin'in, gelmiş geçmiş en iyi olimpiyat organizasyonuna imza atmak için uğraş verdiği, nispeten de başarılı olduğu 29. Yaz Olimpiyat Oyunları birçok dalda çekişmeli mücadelelere sahne oldu. Üstünlüğünü kanıtlayan bazı sporcular ise yeni rekorlar kırdılar, sonucu ne olursa olsun tüm sporcular mücadele ettiler. Muhakkak Pekin 2008'de öne çıkan bir çok sporcu oldu. Herkes Phelps'i, Liu Xiang'ı konuşuyor.
Konuşulmayanı paylaşmaya çalışıyorum. Olimpiyat oyunlarının en eğlenceli fotoğraf galerisi ile sizleri başbaşa bırakıyorum.
Bonus olarak; 2008 US Open'ın birbirinden güzel kızlarından oluşan bir galeriyi de paslıyorum. Pıt!
Kaynak: Gadiss.com
Devamı »
Konuşulmayanı paylaşmaya çalışıyorum. Olimpiyat oyunlarının en eğlenceli fotoğraf galerisi ile sizleri başbaşa bırakıyorum.
Bonus olarak; 2008 US Open'ın birbirinden güzel kızlarından oluşan bir galeriyi de paslıyorum. Pıt!
Kaynak: Gadiss.com
Devamı »
Olimpiyat Logosu Nasıl Ortaya Çıktı?
Gönderen
Cem Kavruk
zaman:
Çarşamba, Ağustos 27, 2008
Etiketler:
2008 olimpiyat oyunları,
el işi çalışmaları,
olimpiyat logoları,
olimpiyatlar,
pekin olimpiyatları,
çin olimpiyatları,
çin pekin olimpiyat logosu
Çin'de yapılan 2008 Olimpiyat Oyunları sona erdi. Olimpiyatlar ilgili ilginç ve eğlenceli resimleri paylaşmadan önce Pekin Olimpiyatları'nın logosunun ortaya çıkış hikayesini anlatan yaratıcı bir çalışmayı paylaşmayı uygun buldum. Buyrunuz efenim, orjinal kaynak burası olup, aşağıdaki görseller aynen aktarılmıştır.



Devamı »



Devamı »
Salı, Ağustos 26, 2008
Nokia N85 ve N79 Piyasada!
Gönderen
Cem Kavruk
zaman:
Salı, Ağustos 26, 2008
Etiketler:
iphone türkiye,
nokia,
nokia fiyatları,
nokia modelleri,
nokia N79,
nokia N85,
nokia n95,
nokia oyunları,
nokia telefonlar
Samsung'un, Iphone'un ve PDA'ların piyasadaki hareketliliğini farketmiş olmalılar ki sadece cep telefonu yapmanın hiç bir zaman yeterli olmadığı bu piyasada tutunmak için harekete geçmişler. Önceleri sadece konuşmak için sahip olduğumuz cep telefonları, şu anda dünyanın en önemli pazarı haline geldi ve mobil telefon pazarının içine bilgisayardan internete, fotoğraf makinesinden televizyona kadar herşey girdi.
Son zamanlarda yeni bir telefon almayı düşünüyorum. Açıkcası bunun Nokia olmayacağını biliyorum. Uzun zaman önce okuduğum bir yazı, Iphone Türkiye'ye girene kadar bana yardımcı olacak sanırım. (Bahsi geçen yazı...)
Nokia N85 ve Nokia N79 resim galerisi için tıklayınız.
Devamı »
Son zamanlarda yeni bir telefon almayı düşünüyorum. Açıkcası bunun Nokia olmayacağını biliyorum. Uzun zaman önce okuduğum bir yazı, Iphone Türkiye'ye girene kadar bana yardımcı olacak sanırım. (Bahsi geçen yazı...)
Avuçiçi bilgisayar ve mobil oyun araçlarınıdan pazar payı almayı hedefleyen Nokia N serisi iki modeli duyurdu.
Finlandiyalı üreticinin multimedya özellikleriyle donattığı ve atanmış oyun tuşlarıyla piyasaya süreceği modeli N85 benzer modellerde henüz bulunayan 2,6 inçlik 16 milyon renk destekleyen AMOLED ekrana sahip. Bu özelliklerle PSP benzeri mobil oyun konsollarına rakip olabilecek N85, kablosuz internet özelliği WLAN, 3G, HSDPA desteğiyle iPhone 3G ile de başedecek özelliklere sahip. 5 megapiksel çözünürlükteki kamerası ve GPS özellikleri de cihazı cazip kılıyor.
N85'e göre daha az iddialı diğer model ise N79. Tasarım odaklı model Nokia N79 değişebilen arka kapağıyla kendi tarzını yaratmak isteyenlere hitab ediyor. Led flaş ve koruyucu kapaklı 5 megapiksel kamera telefonun fotoğrafçı yönünü temsil ediyor. Diğer özellikler ise N85'de de bulunan Wi-Fi, GPS ve 3G'nin yanında microSD kart yuvası.
Nokia tarafından bugün lansmanı yapılan modellerin Türkiye'de piyasaya çıkış tarihleri ise henüz belli değil.
Nokia N85 ve Nokia N79 resim galerisi için tıklayınız.
Devamı »
Mini Etek Kazaları
Gönderen
Cem Kavruk
zaman:
Salı, Ağustos 26, 2008
Etiketler:
frikik resimleri,
mini etek,
mini etek frikik,
mini etek galerisi,
mini etek kazaları,
mini etek resimleri
Mini etek; esası kapsayacak kadar uzun, dikkati çekecek kadar kısa...
Bunu giyen kadının sanki mini etek giydiğinin o an farkına varmış ve ahlak duyguları şaha kalkmış gibi devamlı eteğin boyunu cekiştirmesi, otururken bacakların üzerine birşey koyması, sermesi gayet abes iştigal edecek bir durumdur. Giyince alacağı bakışları göze alamayan veya adabıyla oturmayı kalkmayı beceremeyen kadın giymemeli...
Flickr'da gezerken "Mini Etek Kazaları" ile ilgili bir galeriye denk geldim. Gerçekten eğlenceli ve göze hitap eden fotoğraflardan oluşuyor. :)
Devamı »
Bunu giyen kadının sanki mini etek giydiğinin o an farkına varmış ve ahlak duyguları şaha kalkmış gibi devamlı eteğin boyunu cekiştirmesi, otururken bacakların üzerine birşey koyması, sermesi gayet abes iştigal edecek bir durumdur. Giyince alacağı bakışları göze alamayan veya adabıyla oturmayı kalkmayı beceremeyen kadın giymemeli...
Flickr'da gezerken "Mini Etek Kazaları" ile ilgili bir galeriye denk geldim. Gerçekten eğlenceli ve göze hitap eden fotoğraflardan oluşuyor. :)
Devamı »
Milan Baros Galatasaray'da
Gönderen
Cem Kavruk
zaman:
Salı, Ağustos 26, 2008
Etiketler:
baros,
baros galatasaray,
baros golleri,
baros resimleri,
baros videoları,
baros wallpaper,
milan baros
Bir Fenerbahçeli olarak transferde bu kadar suskun kaldığımız bir sezon daha bilmiyorum. Rakiplerimiz diyebileceğim iki takım var şu anda... Galatasaray ve Trabzonspor... Beşiktaş yaptığı transferler ve bu yönetim politikası ile bir adım daha öte gidemez. Onlardan yana korkum yok, şükürler olsun Demirören gibi bir başkanları var. Beşiktaş adına takdir ettiğim bir tek Çarşı vardı. Onlar da yönetimlerinin Toraman ve Üzülmez olayındaki tavrına benzer bir hareketle geri adım attılar. Gözümden düştüler.
Trabzonspor tek kelimeyle sezona bomba gibi girdi. Eğer oyuncular arasında yeterli uyumu sağlayabilirlerse, takım olabilirlerse ligi iyi bir yerde bitirebilirler.
Galatasaray, Meira ve Kewell'dan sonra, bence, sezonun bombasını patlattı. Milan Baros ismi ile bile şimdiden herkesi heyecanlandırdı. Bir Fenerbahçeli olarak üzülmedim desem yalan olur. Ancak bir nokta var ki biraz olsun beni rahatlatıyor; herkes atlıyor. Lincoln ve Nonda geçen sezon 10 maç oynamamış... Kewell tüm futbol hayatı boyunca sezonda 15 maç çıkaramamış. Baros 2005'ten beri kayıplarda... Bu dört oyuncu da bıçak sırtında; her an sakatlanabilir, sıkıntı olabilirler. Sıkıntı olmazlarsa, zaten içerde dışarda estirirler.
Galatasaraylılara hayırlı olsun. Darısı başımıza diyorum. : )
MILAN BAROS KİMDİR?
Milan Baros, 28 Ekim 1981'de Çek Cumhuriyeti'nin Ostrava kentinde doğdu. Futbola 1987 yılında FC Vigantice takımında başladı. 1993 senesinde geçtiği Banik Ostrava takımında ilk kez profesyonel oldu. 2002 yılında Liverpool'a transfer olan Baros, 2003 - 2004 sezonunda yaşadığı talihisiz sakatlıktan sonra 6 ay sahalardan uzak kaldı.
Baros, asıl patlamasını ise EURO 2004'te yaptı. Çek Cumhuriyeti forması altında harika bir performans sergileyen Milan Baros, attığı 5 golle EURO 2004'ün gol kralı oldu ve altın ayakkabının sahibi oldu.
2005 senesinin Ağustos ayında Aston Villa ile 6.5 milyon avro'luk mukavele imzalayan Baros, bir sezon sonra John Carew ile takas olarak Lyon'a transfer oldu. 18 nisan 2007'de yapılan Rennes maçında karşı takım oyuncusu Stephane Mbia'ya yaptığı ırkçı hareketler sonrası büyük tepki topladı. 1 Kasım 2007'de Ferrari F430 ile 271 km/s hızla radara yakalanan futbolcu tutklandı.
Devamı »
Trabzonspor tek kelimeyle sezona bomba gibi girdi. Eğer oyuncular arasında yeterli uyumu sağlayabilirlerse, takım olabilirlerse ligi iyi bir yerde bitirebilirler.
Galatasaray, Meira ve Kewell'dan sonra, bence, sezonun bombasını patlattı. Milan Baros ismi ile bile şimdiden herkesi heyecanlandırdı. Bir Fenerbahçeli olarak üzülmedim desem yalan olur. Ancak bir nokta var ki biraz olsun beni rahatlatıyor; herkes atlıyor. Lincoln ve Nonda geçen sezon 10 maç oynamamış... Kewell tüm futbol hayatı boyunca sezonda 15 maç çıkaramamış. Baros 2005'ten beri kayıplarda... Bu dört oyuncu da bıçak sırtında; her an sakatlanabilir, sıkıntı olabilirler. Sıkıntı olmazlarsa, zaten içerde dışarda estirirler. Galatasaraylılara hayırlı olsun. Darısı başımıza diyorum. : )
MILAN BAROS KİMDİR?
Milan Baros, 28 Ekim 1981'de Çek Cumhuriyeti'nin Ostrava kentinde doğdu. Futbola 1987 yılında FC Vigantice takımında başladı. 1993 senesinde geçtiği Banik Ostrava takımında ilk kez profesyonel oldu. 2002 yılında Liverpool'a transfer olan Baros, 2003 - 2004 sezonunda yaşadığı talihisiz sakatlıktan sonra 6 ay sahalardan uzak kaldı.
Baros, asıl patlamasını ise EURO 2004'te yaptı. Çek Cumhuriyeti forması altında harika bir performans sergileyen Milan Baros, attığı 5 golle EURO 2004'ün gol kralı oldu ve altın ayakkabının sahibi oldu.
2005 senesinin Ağustos ayında Aston Villa ile 6.5 milyon avro'luk mukavele imzalayan Baros, bir sezon sonra John Carew ile takas olarak Lyon'a transfer oldu. 18 nisan 2007'de yapılan Rennes maçında karşı takım oyuncusu Stephane Mbia'ya yaptığı ırkçı hareketler sonrası büyük tepki topladı. 1 Kasım 2007'de Ferrari F430 ile 271 km/s hızla radara yakalanan futbolcu tutklandı.
Devamı »
Google Arama Sonuçları
Gönderen
Cem Kavruk
zaman:
Salı, Ağustos 26, 2008
Etiketler:
altavista,
google,
google arama sonuçları,
google custom search,
yahoo
Google hayatımızın vazgeçilmezi... İnternete girdiğinde, tarayıcısının adres çubuğuna "hurriyet.com.tr" yazamayıp, önce Google'a girip, gitmek istediği adrese Google üzerinden giden ziyaretçi sayısı hiç de az değil...
Ama aşağıdaki resimde de görüyoruz ki; Google size her zaman doğru sonucu vermeyebilir. İşin kötüsü arama konusunda Yahoo'nun kendisinden daha iyi olduğunu kabul etmiş görünüyor. :)
Devamı »
Ama aşağıdaki resimde de görüyoruz ki; Google size her zaman doğru sonucu vermeyebilir. İşin kötüsü arama konusunda Yahoo'nun kendisinden daha iyi olduğunu kabul etmiş görünüyor. :)
Devamı »
Fahriye Evcen
Gönderen
Cem Kavruk
zaman:
Salı, Ağustos 26, 2008
Etiketler:
fahriye evcen,
fahriye evcen biyografisi,
fahriye evcen cennet,
fahriye evcen hayatı,
fahriye evcen resimleri,
fahriye evcen videoları,
fahriye evcen özcan deniz,
yaprak dökümü
Yaprak Dökümü ve muadili dizilerin bayanlar için olduğuna inandığımdan, izlememekte diretiyorum. İzlemesem de Fahriye Evcen'i, Tuba Büyüküstün ve Bergüzar Korel'i tanıyorum. Fahriye Evcen, Tuba Büyüküstün ile birlikte son dönemin duru güzellerinden... İkisi de kusursuz, ikisi de çok ama çok güzel...
Dizi oyunculuğunun başka bir alan, bir gereklilik olduğunun farkına varan yapımcılarımıza geç de olsa bir teşekkür gönderiyorum.
Fahriye Evcen'e ayrı bir paragraf açıyorum. Zira kendisinin samimi bir arkadaşımın kuzeni olduğunu yeni öğrendim. Sıklıkla görüştüğü için olsa gerek, hala onun şöhretinin farkında olmadığını anladığımda şaşkınlığımı gizleyemedim. İnternet üzerinde adına açılan sayfalarda, onu bir kez yakından görebilmek için hayatını ortaya koyan fanları olduğunu söylediğimde inanmadı. İmdadımıza wireless destekli bir kafe ve iphone yetişti.
Kendisinden aldığım bilgilere göre ailenin en küçüğüymüş. Ablaları Neşe,Ayşen ve Demet'in ondan daha güzel olduklarını söyledikten sonra, ablalarından birinin Bafra'da evlendiğini söyledi ki o anda yıkıldım. 4-5 sene öncesine kadar her yaz gelirlermiş. Gökhan Gönül'den sonra Bafra'dan ikinci şöhret...
Duru güzelliği ve düzgün duruşuyla şimdiye kadar zaten takdirimi kazanmıştı; üstüne bir de bu gece birinci ağızdan karakteri ile ilgili övgüleri aldıktan sonra gözümde bir puan daha arttı. [ Hala Yaprak Dökümü'nü izlememekte ısrarcıyım ama... :) ]
Fahriye Evcen Kimdir?
Fahriye Evcen (4 Haziran 1986) Almanya'nın Solingen şehrinde doğdu. Aslen Samsun Bafra'lıdır. Dusseldorf Heinrich-Heine Üniversitesi Sosyoloji Bülümü'nde okurken dizi teklifleri alınca, okulu dondurup annesiyle birlikte İstanbul'a yerleşen Evcen, halen Yaprak Dökümü adlı dizide Necla karakterini canlandırmaktadır.
Filmografi
* Cennet, 2008
* Hasret, Songül, 2006
* Yaprak Dökümü, Necla, 2006
Fahriye Evcen Resimleri
Devamı »
Dizi oyunculuğunun başka bir alan, bir gereklilik olduğunun farkına varan yapımcılarımıza geç de olsa bir teşekkür gönderiyorum.
Fahriye Evcen'e ayrı bir paragraf açıyorum. Zira kendisinin samimi bir arkadaşımın kuzeni olduğunu yeni öğrendim. Sıklıkla görüştüğü için olsa gerek, hala onun şöhretinin farkında olmadığını anladığımda şaşkınlığımı gizleyemedim. İnternet üzerinde adına açılan sayfalarda, onu bir kez yakından görebilmek için hayatını ortaya koyan fanları olduğunu söylediğimde inanmadı. İmdadımıza wireless destekli bir kafe ve iphone yetişti.
Kendisinden aldığım bilgilere göre ailenin en küçüğüymüş. Ablaları Neşe,Ayşen ve Demet'in ondan daha güzel olduklarını söyledikten sonra, ablalarından birinin Bafra'da evlendiğini söyledi ki o anda yıkıldım. 4-5 sene öncesine kadar her yaz gelirlermiş. Gökhan Gönül'den sonra Bafra'dan ikinci şöhret...
Duru güzelliği ve düzgün duruşuyla şimdiye kadar zaten takdirimi kazanmıştı; üstüne bir de bu gece birinci ağızdan karakteri ile ilgili övgüleri aldıktan sonra gözümde bir puan daha arttı. [ Hala Yaprak Dökümü'nü izlememekte ısrarcıyım ama... :) ]
Fahriye Evcen Kimdir?
Fahriye Evcen (4 Haziran 1986) Almanya'nın Solingen şehrinde doğdu. Aslen Samsun Bafra'lıdır. Dusseldorf Heinrich-Heine Üniversitesi Sosyoloji Bülümü'nde okurken dizi teklifleri alınca, okulu dondurup annesiyle birlikte İstanbul'a yerleşen Evcen, halen Yaprak Dökümü adlı dizide Necla karakterini canlandırmaktadır.
Filmografi
* Cennet, 2008
* Hasret, Songül, 2006
* Yaprak Dökümü, Necla, 2006
Fahriye Evcen Resimleri
Devamı »
Pazartesi, Ağustos 18, 2008
Türbanlı Porno Skandalı
Gönderen
Cem Kavruk
zaman:
Pazartesi, Ağustos 18, 2008
Etiketler:
ahmet hakan,
hürriyet,
skandal,
türbanlı,
türbanlı görüntüler,
türbanlı porno,
türbanlı porno resimleri,
türbanlı video
Sevgilisi, kendisinden ayrılmak isteyen türbanlı mühendis kızı cep telefonuyla gizlice çektiği sevişme görüntülerini internette yaymakla tehdit etti.
Aynı üniversitenin makina mühendisliği bölümünde okurken 2005 yılında tanışan 24 yaşındaki E.İ. ve erkek arkadaşı 27 yaşındaki M.D., iki yıllık beraberliklerinin ardından bir yıl önce ayrıldılar. E.İ., M.D. ile yaklaşık iki ay önce yeniden birlikte olma kararı aldı.
Sevişirken kaydetmiş
Genç kızın kendisinden tekrar ayrılmasını engellemek isteyen M.D., bu kez sevişmelerini cep telefonuyla gizlice kaydederek bilgisayarında sakladı. Kısa süre sonra kavgalar başlayınca E.İ., erkek arkadaşından 8 Ağustos’ta tekrar ayrılmak istedi. Bunun üzerine M.D., cep telefonundan E.İ.’ye, "Benden ayrılamazsın. Elimde sevişme görüntülerimiz var. Eğer ayrılırsan bu görüntüleri internetten tüm dünyaya yayarım, rezil olursun" mesajı attı. M.D. ayrıca genç kızı, ayrılması halinde öldüreceğini söyleyerek de tehdit etti.
Paniğe kapılan E.İ., şantaj ve tehditlerin arkası kesilmeyince eve kapandı. Genç kızın ailesinin şehir dışında olmasını fırsat bilen M.D., 11 Ağustos’ta akşam saatlerinde E.İ.’nin Batıkent’te bulunan evine gitti. Kapıda M.D.’yi görünce 155’i arayan genç kız, "Beni öldürecek" diyerek polisleri çağırdı.
Eve gelen polis M.D.’yi gözaltına aldı. M.D.’nin bilgisayarına ve cep telefonuna el koyan polisler, ilk incelemelerde genç kızın erkek arkadaşıyla 14 dakika süren sevişme görüntülerini tespit etti. E.İ., emniyetteki ifadesinde M.D.’den şikáyetçi olduğunu söyledi. Özel bir şirkette çalışan genç kız yaşadıklarını polis ifadesinde şöyle anlattı:
"İlk zamanlarda birbirimizi çok seviyorduk ancak zaman geçtikçe M.D.’nin psikopat ruhlu biri olduğunu anladım. Ayrıldım ama sonra da onunla cinsel ilişkiye girdiğim için evlenmek zorunda olduğumu düşündüm. Yatak görüntülerini çekip şantaj yapabileceği aklıma dahi gelmedi."
M.D. ise E.İ.’yi çok sevdiğini ve kendisinden ayrılmasını istemediğini belirterek şunları söyledi: "Benden yeniden ayrılacağını biliyordum. Bunun için barıştıktan sonra ilişki görüntülerimizi cep telefonuna gizlice kaydettim. Amacım görüntüleri internete vermek değildi. Sadece korkutup yeniden bana dönmesini sağlamaktı. Çok pişmanım." Adliyeye çıkarılan M.D., tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
Kaynak: Hürriyet
Yukardaki haberin üzerine yorum yapmak istemedim. Zira bir başka yazıda, mevcut durumun tam aksini savunan bir görüş vardı. Türban konusu ile ilgili kişisel görüşüm kendime saklı kalmakla birlikte, yukardaki haberin art niyetli olduğunu düşünüyorum. Hürriyet bu tür konuları kaşımayı seviyor. Ancak altı çizilecek diğer bir durum da, ortada bir gerçek olduğu... Türban saçı örtüyor, ama kusurları örtmüyor. Konu ile ilgili daha önce yapılmış, emsal teşkil edecek Ahmet Hakan yorumu ve ilgili haberi*...
Devamı »
Cumartesi, Ağustos 09, 2008
Boşanmak İstemiyorum Dizisi Müzikleri
Gönderen
Cem Kavruk
zaman:
Cumartesi, Ağustos 09, 2008
Etiketler:
aslı güngör yarim yarim,
bilardo youtube,
boşanmak istemiyorum,
boşanmak istemiyorum dizi müzikleri,
ezginin günlüğü,
merinos reklam ses,
merinos reklamı,
stv,
yücel arzen
"Boşanmak İstemiyorum" programı STV'de yayın salı akşamı yayındaydı. Yaşanmış hikâyeler anlatılıyor. Bu gerçek hikâyelerde tabii ki simgeler de mevcut oluyor. Tesettürlü bir genç kadın ile eşinin hikâyesi vardı. Koca haftanın dört günü dışarıda. Gençliğinde hızlı yaşamış evlendikten sonra da devam ettiriyor. Onun hızlı yaşamına arkadaşları da eşleri ile birlikte katılıyor.
Bizim kahramanımız ise evinde tek başına oturuyor, sarhoş gelen eşine katlanıyor. Çünkü eşini seviyor bu arada beyin adı Serdar. Serdar Bey de eşini seviyor ve bu toplantılara gelmesini istiyor. Ama bu şekilde değil. Başını açmasını istiyor. Genç kadın şok oluyor. O hem evliliği, hem inancını devam ettirmek istediğini söylüyor.
Mahkeme ile yaşananlar iç içe. Mahkeme salonuna dönüyoruz. Orada bir şahit, Serdar Bey'in eşini aldattığını söylüyor. Meğer Serdar Bey'in eşi bunu da biliyormuş o ortaya çıkıyor. Ve o sahne geliyor. Kızıl saçlı, dizleri yırtık, kot pantalonlu bir genç kız. Serdar Bey dükkanından çıkıyor ve ona sarılıyor işte o anı oradan geçen eşi görüyor. Bu programı izlerken nasıl simgeler veriliyor?
Başı kapalı kadınlar namuslu, açık olanlar namusssuz. Ve başı kapalı olan kadın eşi için her şeyi yapar. Onu aldatmasına, her gece içkili gelmesine ses çıkarmaz, namazını kılar. Bütün aldatmalar ve kötülükler başı açık kadınlardan gelir.
Ben izlerken aynen bu simgeleri gördüm. Serdar Bey'in tesettürlü bir hanım ile eşini aldatması mümkün değildi. Bu hikayeyi izleyenin gözünde kadın nasıl bir anlam ifade eder? Bu örnekler sıradan gerçek yaşanmış hikâyeler mi yoksa bir simgeler silsilesi mi?
Sina Koloğlu'nun Milliyet Gazetesi'ndeki yazısından alıntıdır.
Programla ilgili birbirinden ilginç tespitler, eğlenceli yorumlar ekşisözlük'te mevcut... Şimdi ne yazsam, daha iyisi olmayacak. Benzer şeyleri tekrarlamak istemiyorum.
Bu programın ses getirmesinin, benzer temalı STV dizi ve yapımlarından ayrılmasının sebebi sanırım jenerik müzikleri... Babaannem zaman zaman izlediği için biliyorum; önce Devrim Gürenç ve Yücel Arzen'in söylediği "Boşanmak İstemiyorum" şarkısı ardından Aslı Güngör ve Yücel Arzen'in "Yarim Yarim" düeti ile izleyicilerin bam teline dokundu. İnternette arama rekorları, paylaşım programlarında indirme rekorları kırdı. Yücel Arzen'in yıllardır göremediği değeri, Merinos reklamındaki seslendirme ve Boşanmak İstemiyorum kalitesinde bir dizi ile görmesi de ayrıca ironik ve üzerine konuşulması gereken bir konudur.
Konuyu uzatmayıp, yukarda bahsettiğim şarkılarla sizleri baş başa bırakıyorum. Youtube linklerini vereceğim; lakin Youtube'a nasıl gireceğiz diye soranlar olacaktır. Youtube'a sorunsuz girmek için yapacaklarınızı şurada anlatmıştım. Yaklaşık 20 saniyelik bir işlem...
Devrim Gürenç - Yücel Arzen / Boşanmak İstemiyorum : http://www.youtube.com/watch?v=QO6hhXcN4gE
Aslı Güngör - Yücel Arzen / Yarim Yarim : http://www.youtube.com/watch?v=xwtLW6y-vDA
Devamı »
Bizim kahramanımız ise evinde tek başına oturuyor, sarhoş gelen eşine katlanıyor. Çünkü eşini seviyor bu arada beyin adı Serdar. Serdar Bey de eşini seviyor ve bu toplantılara gelmesini istiyor. Ama bu şekilde değil. Başını açmasını istiyor. Genç kadın şok oluyor. O hem evliliği, hem inancını devam ettirmek istediğini söylüyor.
Mahkeme ile yaşananlar iç içe. Mahkeme salonuna dönüyoruz. Orada bir şahit, Serdar Bey'in eşini aldattığını söylüyor. Meğer Serdar Bey'in eşi bunu da biliyormuş o ortaya çıkıyor. Ve o sahne geliyor. Kızıl saçlı, dizleri yırtık, kot pantalonlu bir genç kız. Serdar Bey dükkanından çıkıyor ve ona sarılıyor işte o anı oradan geçen eşi görüyor. Bu programı izlerken nasıl simgeler veriliyor?
Başı kapalı kadınlar namuslu, açık olanlar namusssuz. Ve başı kapalı olan kadın eşi için her şeyi yapar. Onu aldatmasına, her gece içkili gelmesine ses çıkarmaz, namazını kılar. Bütün aldatmalar ve kötülükler başı açık kadınlardan gelir.
Ben izlerken aynen bu simgeleri gördüm. Serdar Bey'in tesettürlü bir hanım ile eşini aldatması mümkün değildi. Bu hikayeyi izleyenin gözünde kadın nasıl bir anlam ifade eder? Bu örnekler sıradan gerçek yaşanmış hikâyeler mi yoksa bir simgeler silsilesi mi?
Sina Koloğlu'nun Milliyet Gazetesi'ndeki yazısından alıntıdır.
Programla ilgili birbirinden ilginç tespitler, eğlenceli yorumlar ekşisözlük'te mevcut... Şimdi ne yazsam, daha iyisi olmayacak. Benzer şeyleri tekrarlamak istemiyorum.
Bu programın ses getirmesinin, benzer temalı STV dizi ve yapımlarından ayrılmasının sebebi sanırım jenerik müzikleri... Babaannem zaman zaman izlediği için biliyorum; önce Devrim Gürenç ve Yücel Arzen'in söylediği "Boşanmak İstemiyorum" şarkısı ardından Aslı Güngör ve Yücel Arzen'in "Yarim Yarim" düeti ile izleyicilerin bam teline dokundu. İnternette arama rekorları, paylaşım programlarında indirme rekorları kırdı. Yücel Arzen'in yıllardır göremediği değeri, Merinos reklamındaki seslendirme ve Boşanmak İstemiyorum kalitesinde bir dizi ile görmesi de ayrıca ironik ve üzerine konuşulması gereken bir konudur.
Konuyu uzatmayıp, yukarda bahsettiğim şarkılarla sizleri baş başa bırakıyorum. Youtube linklerini vereceğim; lakin Youtube'a nasıl gireceğiz diye soranlar olacaktır. Youtube'a sorunsuz girmek için yapacaklarınızı şurada anlatmıştım. Yaklaşık 20 saniyelik bir işlem...
Devrim Gürenç - Yücel Arzen / Boşanmak İstemiyorum : http://www.youtube.com/watch?v=QO6hhXcN4gE
Aslı Güngör - Yücel Arzen / Yarim Yarim : http://www.youtube.com/watch?v=xwtLW6y-vDA
Devamı »
Çarşamba, Ağustos 06, 2008
Youtube Kesin Çözüm
Gönderen
Cem Kavruk
zaman:
Çarşamba, Ağustos 06, 2008
Etiketler:
dailymotion,
dailymotion giris,
gizlen,
opendns,
proxy listesi,
proxy siteleri,
youtube,
youtube giris,
youtube sorunsuz,
youtube çözüm
Youtube açılmıştı açılacakmış derken, son kapatma uzadıkça uzadı. Neredeyse tüm yaz ayını Türkiye üzerinden kapalı geçiren siteye giriş için bir sürü yöntem önerildi. OpenDNS en etkili çözüm olarak görünürken, son engellemelerde onun da önüne geçildi. Şu anda en etkili ve uzun süreli çözüm, Windows sistem dosyaları üzerinden DNS ayarlarını, ip üzerine yönlendirmek...
İşlem aslında çok kısa ve basit... Başlat'a tıklayıp, "Çalıştır" diyorsunuz. Daha sonra "C:\Windows\system32\drivers\etc\" yolunu giriyorsunuz. Burada bulunan hosts dosyasını not defteri gibi bir metin editörü ile açıp, şu adresteki ip listesini olduğu gibi kopyalıyorsunuz.
İşlem bu kadar basit ve kısa... Proxy siteleri, proxy ip..vb gibi yöntemlerle uğraşmaktansa en güzel çözüm... Umarım bu tür kapatmalarla bir daha karşılaşmaz, en kısa zamanda da kapatılan sitelere erişim sağlarız.
Son kapatılan sitelerden Dailymotion'a şimdilik OpenDNS ile ulaşılıyor. Ola ki ulaşılamaz, aşağıdaki listeyi de hosts dosyanızın içine eklersiniz.
Devamı »
İşlem aslında çok kısa ve basit... Başlat'a tıklayıp, "Çalıştır" diyorsunuz. Daha sonra "C:\Windows\system32\drivers\etc\" yolunu giriyorsunuz. Burada bulunan hosts dosyasını not defteri gibi bir metin editörü ile açıp, şu adresteki ip listesini olduğu gibi kopyalıyorsunuz.
İşlem bu kadar basit ve kısa... Proxy siteleri, proxy ip..vb gibi yöntemlerle uğraşmaktansa en güzel çözüm... Umarım bu tür kapatmalarla bir daha karşılaşmaz, en kısa zamanda da kapatılan sitelere erişim sağlarız.
Son kapatılan sitelerden Dailymotion'a şimdilik OpenDNS ile ulaşılıyor. Ola ki ulaşılamaz, aşağıdaki listeyi de hosts dosyanızın içine eklersiniz.
195.8.214.142 dailymotion.com
195.8.214.142 www.dailymotion.com
Devamı »
Salı, Ağustos 05, 2008
Rafet El Roman ve Aşk-ı Virane
Gönderen
Cem Kavruk
zaman:
Salı, Ağustos 05, 2008
Etiketler:
aşk-ı virane,
bir roman gibi,
rafet el roman,
rafet el roman aşk-ı virane,
virane aşk,
yusuf güney
Günlerdir deli gibi Rafet El Roman'ın son albümü Bir Roman Gibi'nin favori parçası Aşk-ı Virane'yi dinliyorum. Şarkının ilginç bir hikayesi de var. Rafet El Roman'ın koyu bir hayranı olan, İngiltere'de müzikle uğraşan Yusuf Güney, sanatçı Londra'ya geldiğinde bestelerini dinletme fırsatı buluyor.
Aşk-ı Virane parçasını beğenen ve Yusuf Güney'e düet yapma teklifinde bulunan Rafet El Roman belki de hayatının en güzel işini yapıyor. Yusuf Güney hem sesiyle hem de bestesiyle, slow parçalara hasret kaldığımız zamanlarda ilaç gibi geliyor.
Rafet El Roman ve Yusuf Güney Aşk-ı Virane Şarkı Sözleri
ask bir kalbin icinde agliyor ask
sizim sizim sizlatiyor
ellerinden kacilmiyor
virane ettin biraktin ask
bir deli kursun misali zulmetti bana bu gonlun
yikilmistan da virane ettin bunun sebeni sendin
unutmali artik bir anlami yok
sevmeyi bilmeyen birini anlamak ne zor
sensizligi kabul eden bir kalpti mutlu olamazsin
bu katlanilmaz gururlarla sen de basa cikamazsin
giden o olsun terkedende
artik zaman hakikatle yuzlesmekte
ask bir kalbin icinde agliyor ask
sizim sizim sizlatiyor
ellerinden kacilmiyor
virane ettin biraktin ask
ben de ayni duygularla geldim gectim bu yollardan
askin her kati halini yasadim gordum inan
simdi zamanla gecer desem de avunmayacak yuregin
ne kadar lanet etse de kabin dinlemeyeceksin
bu deli gonlum neler neler
ugrunda harcadi her gun
bir an yilmadan unut demek olmaz laf anlamaz bu kalp
bu askin icinde ne emekler saklidir
ask bir kalbin icinde agliyor ask
sizim sizim sizlatiyor
ellerinden kacilmiyor
virane ettin biraktin ask
Şarkının orjinal klibi: http://www.thucky.com/2008/09/rafet-el-roman-aski-virane-klip-izle.html
Devamı »
Aşk-ı Virane parçasını beğenen ve Yusuf Güney'e düet yapma teklifinde bulunan Rafet El Roman belki de hayatının en güzel işini yapıyor. Yusuf Güney hem sesiyle hem de bestesiyle, slow parçalara hasret kaldığımız zamanlarda ilaç gibi geliyor.
Rafet El Roman ve Yusuf Güney Aşk-ı Virane Şarkı Sözleri
ask bir kalbin icinde agliyor ask
sizim sizim sizlatiyor
ellerinden kacilmiyor
virane ettin biraktin ask
bir deli kursun misali zulmetti bana bu gonlun
yikilmistan da virane ettin bunun sebeni sendin
unutmali artik bir anlami yok
sevmeyi bilmeyen birini anlamak ne zor
sensizligi kabul eden bir kalpti mutlu olamazsin
bu katlanilmaz gururlarla sen de basa cikamazsin
giden o olsun terkedende
artik zaman hakikatle yuzlesmekte
ask bir kalbin icinde agliyor ask
sizim sizim sizlatiyor
ellerinden kacilmiyor
virane ettin biraktin ask
ben de ayni duygularla geldim gectim bu yollardan
askin her kati halini yasadim gordum inan
simdi zamanla gecer desem de avunmayacak yuregin
ne kadar lanet etse de kabin dinlemeyeceksin
bu deli gonlum neler neler
ugrunda harcadi her gun
bir an yilmadan unut demek olmaz laf anlamaz bu kalp
bu askin icinde ne emekler saklidir
ask bir kalbin icinde agliyor ask
sizim sizim sizlatiyor
ellerinden kacilmiyor
virane ettin biraktin ask
Şarkının orjinal klibi: http://www.thucky.com/2008/09/rafet-el-roman-aski-virane-klip-izle.html
Devamı »
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








