

HERŞEY YENİDEN SİLBAŞTAN…
Çalışma Bakanı Faruk Çelik`in TBMM`nden grubu bulunan siyasi partilere dağıttığı kanun taslağı bina inşasından gümrüklere kadar önemli değişiklikler içeriyor.
Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanunu kapsamında düzenlenen ürün senetlerinin elden çıkartılmasından doğan kazançlar, 31 Aralık 2013 tarihine kadar gelir ve kurumlar vergisinden muaf olacak.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik`in, TBMM`de grubu bulunan siyasi partilere dağıttığı Gelir Vergisi Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasını öngören taslağa göre, ücretlerin vergilendirmesinde, asgari geçim indirimi uygulandıktan sonra varsa teşvik amaçlı diğer indirim ve istisnalar dikkate alınacak.
Maliye Bakanlığı, 94. maddeye göre tevkifat yapacaklardan 10 ve daha az hizmet erbabı çalıştıranlar ile hizmet erbabı çalıştırmayanlara ilişkin olarak beyanname verme süresinden itibaren 3 ayı geçmeyecek şekilde, ödeme zamanı belirlemeye yetkili olacak.
Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanunu kapsamında düzenlenen ürün senetlerinin elden çıkarılmasından doğan kazançlar, 31 Aralık 2013 tarihine kadar gelir ve kurumlar vergisinden istisna tutulacak. İstisna edilen bu kazançlar üzerinden tevkifat yapılamayacak. Yalnız bu kazançlar için gelir vergisi mükelleflerince yıllık beyanname verilmeyecek.
İktisadi işletmeler hariç, Türkiye Kızılay Derneğine makbuz karşılığı yapılan ayni ve nakdi bağış ve yardımlar, kurumlar vergisi beyannamesinde gösterilmek şartıyla, kurum kazancından indirilecek.
Ekonomik kalkınmanın hızlandırılması, istihdamın artırılması ve bölgeler arası gelişmişlik düzeyi farkının en aza indirilmesi ve sektörel olarak da kümelenme olgusunun öne çıkartılarak yatırımların teşvik edilmesine yönelik indirimli kurumlar vergisi oranı uygulamasına imkan tanınacak.
İndirimli kurumlar vergisi uygulamasından yararlanacak yatırımlar, teşvik belgesine bağlanacak. Bu yatırımlardan elde edilen kazançlar, yatırım kısmen veya tamamen işletilmesine başlanılan hesap döneminden itibaren yatırıma katkı tutarına ulaşıncaya kadar, indirimli oranlar üzerinden kurumlar vergisine tabi tutulacak.
-İLLER GRUPLANDIRILACAK-
Bakanlar Kurulu, istatistiki bölge birimleri sınıflandırması ile kişi başına düşen milli gelir ve sosya-ekonomik gelişmişlik düzeyini dikkate alarak illeri gruplandırmaya ve gruplar itibariyle teşvik edilecek sektörleri ve bunlara ilişkin yatırım, istihdam büyüklüklerini belirlemeye yetkili olacak.
Her bir il grubu için yatırıma katkı oranını yüzde 25`i, yatırım tutarı 50 milyon lirayı aşan büyük ölçekli yatırımlarda ise yüzde 45`i geçmemek üzere belirlemek de Bakanlar Kurulunun yetkileri arasında olacak.
Bakanlar Kurulu ayrıca, yatırım harcamaları içindeki arsa, bina, kullanılmış makine, yedek parça, yazılım, patent, lisans ve ``know-how`` bedeli gibi harcamaların oranlarını, ayrı ayrı veya topluca sınırlandırabilecek.
Yatırıma katkı ve vergi oranı farklı illerde aynı mükellef tarafından yapılan yatırımlarda, toplam yatırımın her bir ile isabet eden oranına göre, ilgili ilin yatırıma katkı oranı ve indirimli vergi oranı uygulanacak.
Tevsi yatırımlarda, elde edilen kazancın işletme bütünlüğü çerçevesinde ayrı hesaplarda izlenmek suretiyle tespit edilmesi halinde, indirimli oran bu kazanca uygulanacak. Kazancın ayrı bir şekilde tespit edilememesi halinde ise indirimli oran uygulanacak kazanç, yapılan tevsi yatırım tutarının, dönem sonunda kurumun aktifine kayıtlı bulunan toplam sabit kıymet tutarına oranlanmasıyla belirlenecek. Bu hesaplama sırasında işletme aktifinde yer alan sabit kıymetlerin kayıtlı değeri, yeniden değerlenmiş tutarlarıyla dikkate alınacak. İndirimli oran uygulamasına, yatırımın kısmen veya tamamen faaliyete geçtiği geçici vergi döneminde başlanacak.
Yatırımın faaliyete geçmesinden önce devri halinde, devralan kurum, aynı koşulları yerine getirmek şartıyla indirimli vergi oranından yararlanacak. Bu düzenlemelerden gelir vergisi mükellefleri de yararlanacak.
Gelire yeni tanım: Gelir, “bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği girişim kazançları, ücretler, sermaye kazançları ve diğer kazançların safi tutarı” olarak tanımlanıyor. Yeni düzenlemede, ticari, zirai ve serbest meslek kazançlarıyla arızi kazançlar, “girişim kazançları” adı altında toplanıyor.
“Kiralama gelirleri, menkul sermaye gelirleri ve elden çıkarma kazançları”, “sermaye kazancı” olarak değerlendiriliyor. Karşılıksız edinimler ile kazanç sayılan harcama fazlalığı da diğer kazançları oluşturuyor.
-Elden çıkarma kazancı: Anonim şirket hisseleri, menkul kıymet araçları ve ortaklık payları ile kentsel rantlar, “elden çıkarma kazancı” şeklinde değerlendiriliyor. Kentsel rantların vergilendirilmesindeki 5 yıllık süre 10 yıla çıkacak. Bu sürede birinci yıl rant gelirinin yüzde 90′u, ikinci yıl 80′i, üçüncü yıl 70′i, dördüncü yıl 60′ı, beşinci yıl 50’si, altıncı yıl 40′ı, yedinci yıl 30′u, sekizinci yıl 20’si, dokuzuncu yıl da 10′u vergiye tabi tutulacak.
-Karşılıksız edinimler: Veraset yoluyla edinilenler hariç olmak üzere, herhangi bir suretle karşılıksız olarak edinilen paraların ve sair kıymetlerin 1.000 YTL’ye kadar olan kısmının yüzde 50’si, 1.001 ile 5.000 YTL arasındaki kısmın yüzde 60′ı, 5.001 YTL ve üzerindeki kısmının da yüzde 70′i hak sahibi yönünden, edinimin gerçekleştiği takvim yılında elde edilmiş kazanç sayılacak.
-Özel inşaat işleri: Başkasının arsası üzerine taşınmaz inşa etme faaliyeti, taahhüt niteliği bulunsun ya da bulunmasın, ticari kazanç hükümlerine tabi olacak. Kendi arsası üzerinde inşaat yapan ya da yaptıranların (kat karşılığı dahil) bu inşaat faaliyetinden doğan kazançları, inşaat faaliyetinin arsa sahibinin teşebbüs olduğu bir ticari işletme bünyesinde gerçekleştirilmesi halinde de kazançlar, ticari kazan sayılacak.
-Ulaştırma işlerinde matrah: Dar mükellefiyete tabi olanların Türkiye ile yabancı memleketler arasında yaptıkları ulaştırma işlerinden elde edilen kazanç, hasılata ortalama emsal oranların uygulanması suretiyle hesaplanacak. Ortalama emsal oranı,Türkiye’de sürekli ya da geçici olarak çalışan bütün mükellefler için kara taşımacılığında yüzde 12, deniz taşımacılığında yüzde 15, hava taşımacılığında yüzde 5 olarak uygulanacak.
DUYRU
T.C.
MALİYE BAKANLIĞI
Gelir İdaresi Başkanlığı
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu Sirküleri/15
Konusu : Bakanlar Kurulu Kararlarıyla Belirlenen Vergi Kesintisi Uygulamaları
Tarihi : /02/2009
Sayısı : KVK-15/2009-1/Kesinti Uygulaması-2
İlgili olduğu maddeler : Kurumlar Vergisi Kanunu Madde 15, 30 ve Geçici Madde 1
İlgili olduğu kazanç türleri : Kurum Kazancı
1. Giriş
3/2/2009 tarihli ve 27130 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 12/1/2009 tarihli ve 2009/14593 sayılı ve 2009/14594 sayılı Bakanlar Kurulu Kararları ile tespit edilen vergi kesintisi oranlarının uygulanmasına ilişkin açıklamalar bu Sirkülerin konusunu oluşturmaktadır.
2. Yasal düzenleme
1/1/2006 tarihinde yürürlüğe giren 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu uyarınca, tam mükellef kurumların kazançları üzerinden Kanunun 15 inci maddesine göre, dar mükellef kurumların kazançları üzerinden ise Kanunun 30 uncu maddesine göre vergi kesintisi yapılmaktadır.
Anılan Kanunun geçici 1 inci maddesi uyarınca, Gelir Vergisi Kanununun geçici 67 nci maddesine göre vergi kesintisine tâbi tutulmuş kazanç ve iratlar üzerinden 5520 sayılı Kanun kapsamında ayrıca vergi kesintisi yapılmamaktadır.
3. Tam mükellefiyete tabi kurumların kazançları üzerinden yapılacak vergi kesintisi
12/1/2009 tarihli ve 2009/14594 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 15 inci maddesi uyarınca tam mükellefiyete tabi kurumlara yapılacak ödemeler üzerinden yapılacak vergi kesintisi oranlarına ilişkin düzenleme, Türkiye'de kurulu; portföyü Türkiye'de kurulu borsalarda işlem gören altın ve kıymetli madenlere dayalı yatırım fonları veya ortaklıklarının portföy işletmeciliğinden doğan istisna kazançlarına uygulanacak vergi kesintisi oranı dışında, daha önce yürürlükte bulunan vergi kesintisi oranlarında herhangi bir farklılık getirmemektedir.
Anılan Kararname ile belirlenen vergi kesintisi oranları aşağıdaki gibidir.
3.1. Kararnamenin 1 inci maddesinin (1) ve (2) numaralı bentleri ile Kurumlar Vergisi Kanununun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde yer alan kazançlara ilişkin vergi kesintisi oranları, 2006/11447 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında yer alan oranlar aynen korunmak suretiyle,
- Gelir Vergisi Kanununda belirtilen esaslara göre birden fazla takvim yılına yaygın inşaat ve onarım işleri ile uğraşan kurumlara bu işleri ile ilgili olarak yapılan hakediş ödemelerinden %3,
- Kooperatiflere ait taşınmazların kiralanması karşılığında bunlara yapılan kira ödemelerinden %20
olarak belirlenmiştir.
3.2. Kararnamenin 1 inci maddesinin (3) numaralı bendi ile 1/1/2006 tarihinden önce ihraç edilmiş olan, her nevi tahvil (ipotek finansmanı kuruluşları ve konut finansmanı kuruluşları tarafından ihraç edilen ipotekli sermaye piyasası araçları, varlık teminatlı menkul kıymetler dahil) ve Hazine bonosu faizleri ile Toplu Konut İdaresi ve Özelleştirme İdaresince çıkarılan menkul kıymetlerden sağlanan gelirler üzerinden yapılacak vergi kesintisi oranları,
- Devlet tahvili ve Hazine bonosu faizleri ile Toplu Konut İdaresi ve Özelleştirme İdaresince çıkarılan menkul kıymetlere sağlanan gelirlerden %0,
- Diğerlerinden %10,
olarak belirlenmiştir. Döviz cinsinden yahut dövize, altına veya başka bir değere endeksli söz konusu menkul kıymetlerin itfası sırasında oluşan değer artışlarının vergi kesintisine tâbi tutulmayacağı tabiidir.
Diğer taraftan, 1/1/2006 tarihinden sonra ihraç edilmiş söz konusu menkul kıymetlerden sağlanan gelirler Gelir Vergisi Kanununun geçici 67 nci maddesi çerçevesinde vergi kesintisine tabi olduğundan, anılan geçici maddenin yürürlükte olduğu dönemler itibarıyla bu gelirler üzerinden Kurumlar Vergisi Kanununun 15 inci maddesi uyarınca yayımlanan bu Kararnameye göre vergi kesintisi yapılmayacak olup Gelir Vergisi Kanununun geçici 67 nci maddesi ile ilgili olarak yayımlanan 2006/10731 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına göre vergi kesintisi yapılmaya devam edilecektir.
3.3. Kararnamenin 1 inci maddesinin (4), (5), (6) ve (7) numaralı bentleri ile
- Mevduat faizlerinden,
- Katılım bankaları tarafından katılma hesabı karşılığında ödenen kâr paylarından,
- Kâr ve zarar ortaklığı belgesi karşılığı ödenen kâr paylarından,
- Repo gelirleri üzerinden,
yapılacak vergi kesintisi oranları belirlenmiştir.
Ancak, bu kazanç ve iratlar Gelir Vergisi Kanununun geçici 67 nci maddesi uyarınca vergi kesintisine tabi olduğundan, anılan geçici maddenin yürürlükte olduğu dönemler itibarıyla bu kazanç ve iratlar üzerinden Kurumlar Vergisi Kanununun 15 inci maddesi uyarınca yayımlanan bu Kararnameye göre vergi kesintisi yapılmayacak olup Gelir Vergisi Kanununun geçici 67 nci maddesinin (4) ve (5) numaralı fıkraları uyarınca %15 oranında vergi kesintisi yapılmaya devam edilecektir.
3.4. Kararnamenin 1 inci maddesinin (8) numaralı bendi ile Kurumlar Vergisi Kanununun 15 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, vergiden muaf olan kurumlara dağıtılan (Kârın sermayeye eklenmesi kâr dağıtımı sayılmaz.) Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerindeki kâr payları üzerinden yapılacak vergi kesintisi oranı, 2006/10731 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında yer alan oran aynen korunmak suretiyle %15 olarak belirlenmiştir.
Emeklilik yatırım fonlarının kazançları hariç olmak üzere, Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan ve Kanunun 15 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca kurum bünyesinde vergi kesintisine tabi tutulan istisna kazançlar üzerinden, ayrıca Kanunun 15 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre vergi kesintisi yapılmayacağı tabiidir.
Diğer taraftan, tam mükellef kurumlar tarafından;
- Tam mükellef gerçek kişilere,
- Gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olmayanlara ve
- Gelir vergisinden muaf olanlara
dağıtılan kar payları üzerinden 2009/14592 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 1 inci maddesinin (6) numaralı bendi uyarınca %15 oranında vergi kesintisi yapılması gerekmektedir.
3.5. Kararnamenin 1 inci maddesinin (9) numaralı bendi ile emeklilik yatırım fonlarının kazançları hariç olmak üzere, dağıtılsın veya dağıtılmasın, Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan istisna kazançlar üzerinden kurum bünyesinde yapılacak vergi kesintisi oranları % 0 olarak belirlenmiştir.
Buna göre, Türkiye'de kurulu;
- Menkul kıymet yatırım fonları veya ortaklıklarının portföy işletmeciliğinden doğan kazançları,
- Konut finansmanı fonları ile varlık finansmanı fonlarının kazançları
üzerinden kurum bünyesinde yapılacak vergi kesintisi, Gelir Vergisi Kanununun geçici 67 nci maddesi ve 2006/10731 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına göre yapılmaya devam edilecektir.
Diğer taraftan, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun yürürlük tarihinden önce yayımlanan 2003/6577 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile vergi kesintisi oranları belirlenmiş bulunan
- Girişim sermayesi yatırım fonları veya ortaklıklarının kazançları ile
- Gayrimenkul yatırım fonları veya ortaklıklarının kazançları
üzerinden yapılacak vergi kesintisi oranı, daha önceki Kararnamede olduğu gibi % 0 olarak belirlenmiştir.
Ayrıca, 2008 yılı kazançlarına da uygulanmak üzere Türkiye'de kurulu; portföyü Türkiye'de kurulu borsalarda işlem gören altın ve kıymetli madenlere dayalı yatırım fonları veya ortaklıklarının portföy işletmeciliğinden doğan kazançları üzerinden kurum bünyesinde yapılacak vergi kesintisi oranı %0 olarak belirlenmiş bulunmaktadır.
4. Dar mükellefiyete tabi kurumların kazançları üzerinden yapılacak vergi kesintisi
12/1/2009 tarihli ve 2009/14593 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 30 uncu maddesi uyarınca dar mükellefiyete tabi kurumlara yapılacak ödemeler üzerinden yapılacak vergi kesintisi oranlarına ilişkin düzenleme, alacak faizleri üzerinden yapılması gereken vergi kesintisi oranı dışında daha önce yayımlanmış olan 2006/11447 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında yer alan oranlarda herhangi bir farklılık getirmemektedir.
Anılan Karar ile belirlenen vergi kesintisi oranları aşağıdaki gibidir.
4.1. Kararnamenin 1 inci maddesinin (1), (2), (3), (7), (11), ve (13) numaralı bentleriyle Kurumlar Vergisi Kanununun 30 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c) bentleri ve (ç) bendi kapsamındaki bazı kazanç ve iratlar ile anılan maddenin ikinci ve beşinci fıkralarında yer alan ödemeler üzerinden yapılacak vergi kesintisi oranları, daha önce yayımlanmış olan 2006/1147 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında yer alan oranlar aynen korunmak suretiyle,
- Gelir Vergisi Kanununda belirtilen esaslara göre birden fazla takvim yılına yaygın inşaat ve onarım işleri ile uğraşan kurumlara bu işleri ile ilgili olarak yapılan hakediş ödemelerinden %3,
- Serbest meslek kazançlarından; petrol arama faaliyetleri dolayısıyla sağlanacak kazançlardan %5, diğerlerinden %20,
- Gayrimenkul sermaye iratlarından; 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu kapsamındaki faaliyetlerden sağlanacak gayrimenkul sermaye iratlarından %1, diğerlerinden %20,
- Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (10) numaralı bendinde yazılı menkul sermaye iratlarından %10,
- Ticari veya zirai kazanca dahil olup olmadığına bakılmaksızın telif, imtiyaz, ihtira, işletme, ticaret unvanı, marka ve benzeri gayrimaddi hakların satışı, devir ve temliki karşılığında nakden veya hesaben ödenen veya tahakkuk ettirilen bedeller üzerinden %20,
- Türkiye'de iş yeri ve daimi temsilcisi bulunmayan mükelleflerin, yetkili makamların izniyle açılan sergi ve panayırlarda yaptıkları ticari faaliyetlerden elde ettikleri kazançlar üzerinden %0,
olarak belirlenmiştir.
4.2. Kararnamenin 1 inci maddesinin (4) numaralı bendi ile 1/1/2006 tarihinden önce ihraç edilmiş olan, her nevi tahvil (ipotek finansmanı kuruluşları ve konut finansmanı kuruluşları tarafından ihraç edilen ipotekli sermaye piyasası araçları, varlık teminatlı menkul kıymetler dahil) ve Hazine bonosu faizleri ile Toplu Konut İdaresi ve Özelleştirme İdaresince çıkarılan menkul kıymetlerden sağlanan gelirler üzerinden yapılacak vergi kesintisi oranları
- Devlet tahvili ve Hazine bonosu faizleri ile Toplu Konut İdaresi ve Özelleştirme İdaresi'nce çıkarılan menkul kıymetlere sağlanan gelirlerden %0,
- Diğerlerinden %10,
olarak belirlenmiştir. Döviz cinsinden yahut dövize, altına veya başka bir değere endeksli söz konusu menkul kıymetlerin itfası sırasında oluşan değer artışlarının vergi kesintisine tâbi tutulmayacağı tabiidir.
Diğer taraftan, 1/1/2006 tarihinden sonra ihraç edilmiş söz konusu menkul kıymetlerden sağlanan gelirler Gelir Vergisi Kanununun geçici 67 nci maddesi çerçevesinde vergi kesintisine tabi olduğundan, anılan geçici maddenin yürürlükte olduğu dönemler itibarıyla bu gelirler üzerinden Kurumlar Vergisi Kanununun 15 inci maddesi uyarınca yayımlanan bu Kararnameye göre vergi kesintisi yapılmayacak olup Gelir Vergisi Kanununun geçici 67 nci maddesi ile ilgili olarak yayımlanan 2006/10731 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına göre vergi kesintisi yapılmaya devam edilecektir.
4.3. Kararnamenin 1 inci maddesinin (5) numaralı bendi ile dar mükellef kurumlarca elde edilen alacak faizlerinden yapılan vergi kesintisi oranları dört alt bent halinde yeniden belirlenmiştir. Buna göre;
- Yabancı devletler, uluslararası kurumlar veya yabancı bankalardan ya da bulunduğu ülkede mutad olarak kredi vermeye yetkilendirilmiş olup sadece ilişkili bulunduğu kurumlara değil tüm gerçek ve tüzel kişilere kredi veren kurumlardan alınan her türlü krediler için ödenecek faizlerden (katılım bankalarının kendi usullerine göre yurt dışından sağladıkları fonlar ve benzeri kaynaklar için ödedikleri kâr payları dahil) %0,
- Bankaların 5411 sayılı Bankacılık Kanunu uyarınca uygun görülen ikincil sermaye benzeri kredileri ile bankaların ve diğer kurumların bir akım veya varlık portföyüne dayalı olarak yurt dışında menkul kıymetleştirme yöntemiyle temin ettikleri kredileri için ödenecek faizler üzerinden %1,
- Katılım bankaları tarafından ödenen kar payları hariç olmak üzere, mal tedarikinden kaynaklanan vade farkları üzerinden %5,
- Diğerlerinden %10,
oranında vergi kesintisi yapılacaktır.
Kararnamenin 1 inci maddesinin (5) numaralı bendinin (b) alt bendi uyarınca yapılacak vergi kesintisine ilişkin oran, Kararnamenin yayım tarihi olan 3/1/2009 tarihinden itibaren düzenlenen sözleşmelere bağlı olarak ödenen faizlere uygulanmak üzere bu tarihte yürürlüğe girmektedir.
Bu nedenle, bankaların 5411 sayılı Bankacılık Kanunu uyarınca uygun görülen ikincil sermaye benzeri kredileri ile bankaların ve diğer kurumların bir akım veya varlık portföyüne dayalı olarak yurt dışında menkul kıymetleştirme yöntemiyle temin ettikleri kredileri için ödenecek faizler üzerinden yapılacak vergi kesintisi uygulamasında, bahse konu kredi temini işlemlerine yönelik sözleşmelerin Kararnamenin yürürlük tarihi olan 3/1/2009 tarihinden önce düzenlenmiş olması halinde ödenecek faiz tutarlarının, 2006/11447 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı dikkate alınmak üzere vergi kesintisine tabi tutulması gerekmektedir.
4.4. Kararnamenin 1 inci maddesinin (6), (8), (9) ve (10) numaralı bentleri ile
- Mevduat faizlerinden,
- Katılım bankaları tarafından katılma hesabı karşılığında ödenen kâr paylarından,
- Kâr ve zarar ortaklığı belgesi karşılığı ödenen kâr paylarından,
- Repo gelirleri üzerinden,
yapılacak vergi kesintisi oranları belirlenmiştir.
Ancak, bu kazanç ve iratlar Gelir Vergisi Kanununun geçici 67 nci maddesi uyarınca vergi kesintisine tabi olduğundan, anılan geçici maddenin yürürlükte olduğu dönemler itibarıyla bu kazanç ve iratlar üzerinden Kurumlar Vergisi Kanununun 15 inci maddesi uyarınca yayımlanan bu Kararnameye göre vergi kesintisi yapılmayacak olup Gelir Vergisi Kanununun geçici 67 nci maddesinin (4) ve (5) numaralı fıkraları uyarınca %15 oranında vergi kesintisi yapılmaya devam edilecektir.
4.5. Kararnamenin 1 inci maddesinin (12) numaralı bendiyle Kurumlar Vergisi Kanununun 30 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, tam mükellef kurumlar tarafından, Türkiye'de bir iş yeri veya daimi temsilci aracılığıyla kâr payı elde edenler hariç olmak üzere dar mükellef kurumlara veya kurumlar vergisinden muaf olan dar mükelleflere dağıtılan (Kârın sermayeye eklenmesi kâr dağıtımı sayılmaz.) Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde sayılan kâr payları üzerinden yapılacak vergi kesintisi oranı, 2006/10731 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında yer alan oran aynen korunmak suretiyle %15 olarak belirlenmiştir.
Emeklilik yatırım fonlarının kazançları hariç olmak üzere, Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan ve Kanunun 15 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca kurum bünyesinde vergi kesintisine tabi tutulan istisna kazançlar üzerinden, ayrıca Kanunun 30 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına göre vergi kesintisi yapılmayacağı tabiidir.
Diğer taraftan, tam mükellef kurumlar tarafından;
- Dar mükellef gerçek kişilere ve
- Gelir vergisinden muaf olan dar mükelleflere
dağıtılan kar payları üzerinden 2009/14592 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 1 inci maddesinin (6) numaralı bendi uyarınca %15 oranında vergi kesintisi yapılması gerekmektedir.
4.6. Kararnamenin 1 inci maddesinin (14) numaralı bendiyle Kurumlar Vergisi Kanununun 30 uncu maddesinin altıncı fıkrası uyarınca, yıllık veya özel beyanname veren dar mükellef kurumların, indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancından, hesaplanan kurumlar vergisi düşüldükten sonra kalan kısımdan ana merkeze aktardıkları tutar üzerinden yapılacak vergi kesintisi oranı, 2006/10731 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında yer alan oran aynen korunmak suretiyle %15 olarak belirlenmiştir.
Devamı »