Şubat 2009 içindeki 11 yayından en yeni 10 tanesi gösteriliyor. Daha eski yayınları göster
Şubat 2009 içindeki 11 yayından en yeni 10 tanesi gösteriliyor. Daha eski yayınları göster

Bilgisayar oyunları teknolojinin eğlence alanındaki en yaygın kullanımlarından birisi olarak vasıflandırılabilir. Bilgisayar oyunları ile bilgisayar teknolojisinin birbirini tetiklemesiyle her iki alanda da inanılmaz bir ivme ortaya çıkmıştır. Bilgisayar teknolojisi geliştirildikçe daha iyi oyunlar üretilmiştir. Oyun dediğimiz zaman aklımıza iyi vakit geçirmeye yarayan, belli kuralları olan eğlence demek gelir.

Hayatımızda zaman zaman eğlenceye de ayırdığımız vakitler oluyor. İşte bu anlarda oyun siteleri alternatiflerden birisi. İnternette bir çok oyun siteleri var. Fakat sizin için seçtiğimiz bir tane oyun sitesini bugün anlatmak istiyorum. Yeni oyunlar oynayabileceğiniz her gün güncellenen oyun arşivi ile site ziyaretçilerine eğlenceli vakitler geçirtiyor.Emsallerinin dışında kalite ve oyun çeşitlerinin çokluğu ile tutkunu olacağınız Türkiye’nin en çok ziyaret edilen sitesi bekletmeden açılan binlerce bedava oyunlarla hoş vakit geçireceğiniz tek adres hemen tıkla ve sende oynamaya başla..

Oyunlar


İşte bu sitede; çocuk oyunları, kız oyunları, araba yarış oyunları, barbi oyunları, dövüş oyunları, savaş oyunları, mario oyunları var. Kısacası her türden oyunu bulabilme ve oynayabilme şansınız var. Eee daha ne duruyorsunuz. Şimdi oyun zamanı. İyi oyunlar diliyorum…
Devamı »
Cuma, Şubat 20, 2009

2009 Vergi Kanunu




HERŞEY YENİDEN SİLBAŞTAN…

Çalışma Bakanı Faruk Çelik`in TBMM`nden grubu bulunan siyasi partilere dağıttığı kanun taslağı bina inşasından gümrüklere kadar önemli değişiklikler içeriyor.

Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanunu kapsamında düzenlenen ürün senetlerinin elden çıkartılmasından doğan kazançlar, 31 Aralık 2013 tarihine kadar gelir ve kurumlar vergisinden muaf olacak.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik`in, TBMM`de grubu bulunan siyasi partilere dağıttığı Gelir Vergisi Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasını öngören taslağa göre, ücretlerin vergilendirmesinde, asgari geçim indirimi uygulandıktan sonra varsa teşvik amaçlı diğer indirim ve istisnalar dikkate alınacak.
Maliye Bakanlığı, 94. maddeye göre tevkifat yapacaklardan 10 ve daha az hizmet erbabı çalıştıranlar ile hizmet erbabı çalıştırmayanlara ilişkin olarak beyanname verme süresinden itibaren 3 ayı geçmeyecek şekilde, ödeme zamanı belirlemeye yetkili olacak.
Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanunu kapsamında düzenlenen ürün senetlerinin elden çıkarılmasından doğan kazançlar, 31 Aralık 2013 tarihine kadar gelir ve kurumlar vergisinden istisna tutulacak. İstisna edilen bu kazançlar üzerinden tevkifat yapılamayacak. Yalnız bu kazançlar için gelir vergisi mükelleflerince yıllık beyanname verilmeyecek.
İktisadi işletmeler hariç, Türkiye Kızılay Derneğine makbuz karşılığı yapılan ayni ve nakdi bağış ve yardımlar, kurumlar vergisi beyannamesinde gösterilmek şartıyla, kurum kazancından indirilecek.
Ekonomik kalkınmanın hızlandırılması, istihdamın artırılması ve bölgeler arası gelişmişlik düzeyi farkının en aza indirilmesi ve sektörel olarak da kümelenme olgusunun öne çıkartılarak yatırımların teşvik edilmesine yönelik indirimli kurumlar vergisi oranı uygulamasına imkan tanınacak.
İndirimli kurumlar vergisi uygulamasından yararlanacak yatırımlar, teşvik belgesine bağlanacak. Bu yatırımlardan elde edilen kazançlar, yatırım kısmen veya tamamen işletilmesine başlanılan hesap döneminden itibaren yatırıma katkı tutarına ulaşıncaya kadar, indirimli oranlar üzerinden kurumlar vergisine tabi tutulacak.
-İLLER GRUPLANDIRILACAK-
Bakanlar Kurulu, istatistiki bölge birimleri sınıflandırması ile kişi başına düşen milli gelir ve sosya-ekonomik gelişmişlik düzeyini dikkate alarak illeri gruplandırmaya ve gruplar itibariyle teşvik edilecek sektörleri ve bunlara ilişkin yatırım, istihdam büyüklüklerini belirlemeye yetkili olacak.
Her bir il grubu için yatırıma katkı oranını yüzde 25`i, yatırım tutarı 50 milyon lirayı aşan büyük ölçekli yatırımlarda ise yüzde 45`i geçmemek üzere belirlemek de Bakanlar Kurulunun yetkileri arasında olacak.
Bakanlar Kurulu ayrıca, yatırım harcamaları içindeki arsa, bina, kullanılmış makine, yedek parça, yazılım, patent, lisans ve ``know-how`` bedeli gibi harcamaların oranlarını, ayrı ayrı veya topluca sınırlandırabilecek.
Yatırıma katkı ve vergi oranı farklı illerde aynı mükellef tarafından yapılan yatırımlarda, toplam yatırımın her bir ile isabet eden oranına göre, ilgili ilin yatırıma katkı oranı ve indirimli vergi oranı uygulanacak.
Tevsi yatırımlarda, elde edilen kazancın işletme bütünlüğü çerçevesinde ayrı hesaplarda izlenmek suretiyle tespit edilmesi halinde, indirimli oran bu kazanca uygulanacak. Kazancın ayrı bir şekilde tespit edilememesi halinde ise indirimli oran uygulanacak kazanç, yapılan tevsi yatırım tutarının, dönem sonunda kurumun aktifine kayıtlı bulunan toplam sabit kıymet tutarına oranlanmasıyla belirlenecek. Bu hesaplama sırasında işletme aktifinde yer alan sabit kıymetlerin kayıtlı değeri, yeniden değerlenmiş tutarlarıyla dikkate alınacak. İndirimli oran uygulamasına, yatırımın kısmen veya tamamen faaliyete geçtiği geçici vergi döneminde başlanacak.
Yatırımın faaliyete geçmesinden önce devri halinde, devralan kurum, aynı koşulları yerine getirmek şartıyla indirimli vergi oranından yararlanacak. Bu düzenlemelerden gelir vergisi mükellefleri de yararlanacak.
Gelire yeni tanım: Gelir, “bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği girişim kazançları, ücretler, sermaye kazançları ve diğer kazançların safi tutarı” olarak tanımlanıyor. Yeni düzenlemede, ticari, zirai ve serbest meslek kazançlarıyla arızi kazançlar, “girişim kazançları” adı altında toplanıyor.
“Kiralama gelirleri, menkul sermaye gelirleri ve elden çıkarma kazançları”, “sermaye kazancı” olarak değerlendiriliyor. Karşılıksız edinimler ile kazanç sayılan harcama fazlalığı da diğer kazançları oluşturuyor.
-Elden çıkarma kazancı: Anonim şirket hisseleri, menkul kıymet araçları ve ortaklık payları ile kentsel rantlar, “elden çıkarma kazancı” şeklinde değerlendiriliyor. Kentsel rantların vergilendirilmesindeki 5 yıllık süre 10 yıla çıkacak. Bu sürede birinci yıl rant gelirinin yüzde 90′u, ikinci yıl 80′i, üçüncü yıl 70′i, dördüncü yıl 60′ı, beşinci yıl 50’si, altıncı yıl 40′ı, yedinci yıl 30′u, sekizinci yıl 20’si, dokuzuncu yıl da 10′u vergiye tabi tutulacak.
-Karşılıksız edinimler: Veraset yoluyla edinilenler hariç olmak üzere, herhangi bir suretle karşılıksız olarak edinilen paraların ve sair kıymetlerin 1.000 YTL’ye kadar olan kısmının yüzde 50’si, 1.001 ile 5.000 YTL arasındaki kısmın yüzde 60′ı, 5.001 YTL ve üzerindeki kısmının da yüzde 70′i hak sahibi yönünden, edinimin gerçekleştiği takvim yılında elde edilmiş kazanç sayılacak.
-Özel inşaat işleri: Başkasının arsası üzerine taşınmaz inşa etme faaliyeti, taahhüt niteliği bulunsun ya da bulunmasın, ticari kazanç hükümlerine tabi olacak. Kendi arsası üzerinde inşaat yapan ya da yaptıranların (kat karşılığı dahil) bu inşaat faaliyetinden doğan kazançları, inşaat faaliyetinin arsa sahibinin teşebbüs olduğu bir ticari işletme bünyesinde gerçekleştirilmesi halinde de kazançlar, ticari kazan sayılacak.
-Ulaştırma işlerinde matrah: Dar mükellefiyete tabi olanların Türkiye ile yabancı memleketler arasında yaptıkları ulaştırma işlerinden elde edilen kazanç, hasılata ortalama emsal oranların uygulanması suretiyle hesaplanacak. Ortalama emsal oranı,Türkiye’de sürekli ya da geçici olarak çalışan bütün mükellefler için kara taşımacılığında yüzde 12, deniz taşımacılığında yüzde 15, hava taşımacılığında yüzde 5 olarak uygulanacak.

DUYRU


T.C.
MALİYE BAKANLIĞI
Gelir İdaresi Başkanlığı

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu Sirküleri/15

Konusu : Bakanlar Kurulu Kararlarıyla Belirlenen Vergi Kesintisi Uygulamaları
Tarihi : /02/2009
Sayısı : KVK-15/2009-1/Kesinti Uygulaması-2
İlgili olduğu maddeler : Kurumlar Vergisi Kanunu Madde 15, 30 ve Geçici Madde 1
İlgili olduğu kazanç türleri : Kurum Kazancı

1. Giriş

3/2/2009 tarihli ve 27130 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 12/1/2009 tarihli ve 2009/14593 sayılı ve 2009/14594 sayılı Bakanlar Kurulu Kararları ile tespit edilen vergi kesintisi oranlarının uygulanmasına ilişkin açıklamalar bu Sirkülerin konusunu oluşturmaktadır.

2. Yasal düzenleme

1/1/2006 tarihinde yürürlüğe giren 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu uyarınca, tam mükellef kurumların kazançları üzerinden Kanunun 15 inci maddesine göre, dar mükellef kurumların kazançları üzerinden ise Kanunun 30 uncu maddesine göre vergi kesintisi yapılmaktadır.

Anılan Kanunun geçici 1 inci maddesi uyarınca, Gelir Vergisi Kanununun geçici 67 nci maddesine göre vergi kesintisine tâbi tutulmuş kazanç ve iratlar üzerinden 5520 sayılı Kanun kapsamında ayrıca vergi kesintisi yapılmamaktadır.

3. Tam mükellefiyete tabi kurumların kazançları üzerinden yapılacak vergi kesintisi

12/1/2009 tarihli ve 2009/14594 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 15 inci maddesi uyarınca tam mükellefiyete tabi kurumlara yapılacak ödemeler üzerinden yapılacak vergi kesintisi oranlarına ilişkin düzenleme, Türkiye'de kurulu; portföyü Türkiye'de kurulu borsalarda işlem gören altın ve kıymetli madenlere dayalı yatırım fonları veya ortaklıklarının portföy işletmeciliğinden doğan istisna kazançlarına uygulanacak vergi kesintisi oranı dışında, daha önce yürürlükte bulunan vergi kesintisi oranlarında herhangi bir farklılık getirmemektedir.

Anılan Kararname ile belirlenen vergi kesintisi oranları aşağıdaki gibidir.

3.1. Kararnamenin 1 inci maddesinin (1) ve (2) numaralı bentleri ile Kurumlar Vergisi Kanununun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde yer alan kazançlara ilişkin vergi kesintisi oranları, 2006/11447 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında yer alan oranlar aynen korunmak suretiyle,
- Gelir Vergisi Kanununda belirtilen esaslara göre birden fazla takvim yılına yaygın inşaat ve onarım işleri ile uğraşan kurumlara bu işleri ile ilgili olarak yapılan hakediş ödemelerinden %3,
- Kooperatiflere ait taşınmazların kiralanması karşılığında bunlara yapılan kira ödemelerinden %20
olarak belirlenmiştir.

3.2. Kararnamenin 1 inci maddesinin (3) numaralı bendi ile 1/1/2006 tarihinden önce ihraç edilmiş olan, her nevi tahvil (ipotek finansmanı kuruluşları ve konut finansmanı kuruluşları tarafından ihraç edilen ipotekli sermaye piyasası araçları, varlık teminatlı menkul kıymetler dahil) ve Hazine bonosu faizleri ile Toplu Konut İdaresi ve Özelleştirme İdaresince çıkarılan menkul kıymetlerden sağlanan gelirler üzerinden yapılacak vergi kesintisi oranları,
- Devlet tahvili ve Hazine bonosu faizleri ile Toplu Konut İdaresi ve Özelleştirme İdaresince çıkarılan menkul kıymetlere sağlanan gelirlerden %0,
- Diğerlerinden %10,
olarak belirlenmiştir. Döviz cinsinden yahut dövize, altına veya başka bir değere endeksli söz konusu menkul kıymetlerin itfası sırasında oluşan değer artışlarının vergi kesintisine tâbi tutulmayacağı tabiidir.
Diğer taraftan, 1/1/2006 tarihinden sonra ihraç edilmiş söz konusu menkul kıymetlerden sağlanan gelirler Gelir Vergisi Kanununun geçici 67 nci maddesi çerçevesinde vergi kesintisine tabi olduğundan, anılan geçici maddenin yürürlükte olduğu dönemler itibarıyla bu gelirler üzerinden Kurumlar Vergisi Kanununun 15 inci maddesi uyarınca yayımlanan bu Kararnameye göre vergi kesintisi yapılmayacak olup Gelir Vergisi Kanununun geçici 67 nci maddesi ile ilgili olarak yayımlanan 2006/10731 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına göre vergi kesintisi yapılmaya devam edilecektir.

3.3. Kararnamenin 1 inci maddesinin (4), (5), (6) ve (7) numaralı bentleri ile
- Mevduat faizlerinden,
- Katılım bankaları tarafından katılma hesabı karşılığında ödenen kâr paylarından,
- Kâr ve zarar ortaklığı belgesi karşılığı ödenen kâr paylarından,
- Repo gelirleri üzerinden,
yapılacak vergi kesintisi oranları belirlenmiştir.
Ancak, bu kazanç ve iratlar Gelir Vergisi Kanununun geçici 67 nci maddesi uyarınca vergi kesintisine tabi olduğundan, anılan geçici maddenin yürürlükte olduğu dönemler itibarıyla bu kazanç ve iratlar üzerinden Kurumlar Vergisi Kanununun 15 inci maddesi uyarınca yayımlanan bu Kararnameye göre vergi kesintisi yapılmayacak olup Gelir Vergisi Kanununun geçici 67 nci maddesinin (4) ve (5) numaralı fıkraları uyarınca %15 oranında vergi kesintisi yapılmaya devam edilecektir.

3.4. Kararnamenin 1 inci maddesinin (8) numaralı bendi ile Kurumlar Vergisi Kanununun 15 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, vergiden muaf olan kurumlara dağıtılan (Kârın sermayeye eklenmesi kâr dağıtımı sayılmaz.) Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerindeki kâr payları üzerinden yapılacak vergi kesintisi oranı, 2006/10731 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında yer alan oran aynen korunmak suretiyle %15 olarak belirlenmiştir.
Emeklilik yatırım fonlarının kazançları hariç olmak üzere, Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan ve Kanunun 15 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca kurum bünyesinde vergi kesintisine tabi tutulan istisna kazançlar üzerinden, ayrıca Kanunun 15 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre vergi kesintisi yapılmayacağı tabiidir.
Diğer taraftan, tam mükellef kurumlar tarafından;
- Tam mükellef gerçek kişilere,
- Gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olmayanlara ve
- Gelir vergisinden muaf olanlara
dağıtılan kar payları üzerinden 2009/14592 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 1 inci maddesinin (6) numaralı bendi uyarınca %15 oranında vergi kesintisi yapılması gerekmektedir.

3.5. Kararnamenin 1 inci maddesinin (9) numaralı bendi ile emeklilik yatırım fonlarının kazançları hariç olmak üzere, dağıtılsın veya dağıtılmasın, Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan istisna kazançlar üzerinden kurum bünyesinde yapılacak vergi kesintisi oranları % 0 olarak belirlenmiştir.
Buna göre, Türkiye'de kurulu;
- Menkul kıymet yatırım fonları veya ortaklıklarının portföy işletmeciliğinden doğan kazançları,
- Konut finansmanı fonları ile varlık finansmanı fonlarının kazançları
üzerinden kurum bünyesinde yapılacak vergi kesintisi, Gelir Vergisi Kanununun geçici 67 nci maddesi ve 2006/10731 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına göre yapılmaya devam edilecektir.
Diğer taraftan, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun yürürlük tarihinden önce yayımlanan 2003/6577 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile vergi kesintisi oranları belirlenmiş bulunan
- Girişim sermayesi yatırım fonları veya ortaklıklarının kazançları ile
- Gayrimenkul yatırım fonları veya ortaklıklarının kazançları
üzerinden yapılacak vergi kesintisi oranı, daha önceki Kararnamede olduğu gibi % 0 olarak belirlenmiştir.
Ayrıca, 2008 yılı kazançlarına da uygulanmak üzere Türkiye'de kurulu; portföyü Türkiye'de kurulu borsalarda işlem gören altın ve kıymetli madenlere dayalı yatırım fonları veya ortaklıklarının portföy işletmeciliğinden doğan kazançları üzerinden kurum bünyesinde yapılacak vergi kesintisi oranı %0 olarak belirlenmiş bulunmaktadır.

4. Dar mükellefiyete tabi kurumların kazançları üzerinden yapılacak vergi kesintisi

12/1/2009 tarihli ve 2009/14593 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 30 uncu maddesi uyarınca dar mükellefiyete tabi kurumlara yapılacak ödemeler üzerinden yapılacak vergi kesintisi oranlarına ilişkin düzenleme, alacak faizleri üzerinden yapılması gereken vergi kesintisi oranı dışında daha önce yayımlanmış olan 2006/11447 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında yer alan oranlarda herhangi bir farklılık getirmemektedir.
Anılan Karar ile belirlenen vergi kesintisi oranları aşağıdaki gibidir.

4.1. Kararnamenin 1 inci maddesinin (1), (2), (3), (7), (11), ve (13) numaralı bentleriyle Kurumlar Vergisi Kanununun 30 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c) bentleri ve (ç) bendi kapsamındaki bazı kazanç ve iratlar ile anılan maddenin ikinci ve beşinci fıkralarında yer alan ödemeler üzerinden yapılacak vergi kesintisi oranları, daha önce yayımlanmış olan 2006/1147 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında yer alan oranlar aynen korunmak suretiyle,
- Gelir Vergisi Kanununda belirtilen esaslara göre birden fazla takvim yılına yaygın inşaat ve onarım işleri ile uğraşan kurumlara bu işleri ile ilgili olarak yapılan hakediş ödemelerinden %3,
- Serbest meslek kazançlarından; petrol arama faaliyetleri dolayısıyla sağlanacak kazançlardan %5, diğerlerinden %20,
- Gayrimenkul sermaye iratlarından; 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu kapsamındaki faaliyetlerden sağlanacak gayrimenkul sermaye iratlarından %1, diğerlerinden %20,
- Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (10) numaralı bendinde yazılı menkul sermaye iratlarından %10,
- Ticari veya zirai kazanca dahil olup olmadığına bakılmaksızın telif, imtiyaz, ihtira, işletme, ticaret unvanı, marka ve benzeri gayrimaddi hakların satışı, devir ve temliki karşılığında nakden veya hesaben ödenen veya tahakkuk ettirilen bedeller üzerinden %20,
- Türkiye'de iş yeri ve daimi temsilcisi bulunmayan mükelleflerin, yetkili makamların izniyle açılan sergi ve panayırlarda yaptıkları ticari faaliyetlerden elde ettikleri kazançlar üzerinden %0,
olarak belirlenmiştir.

4.2. Kararnamenin 1 inci maddesinin (4) numaralı bendi ile 1/1/2006 tarihinden önce ihraç edilmiş olan, her nevi tahvil (ipotek finansmanı kuruluşları ve konut finansmanı kuruluşları tarafından ihraç edilen ipotekli sermaye piyasası araçları, varlık teminatlı menkul kıymetler dahil) ve Hazine bonosu faizleri ile Toplu Konut İdaresi ve Özelleştirme İdaresince çıkarılan menkul kıymetlerden sağlanan gelirler üzerinden yapılacak vergi kesintisi oranları
- Devlet tahvili ve Hazine bonosu faizleri ile Toplu Konut İdaresi ve Özelleştirme İdaresi'nce çıkarılan menkul kıymetlere sağlanan gelirlerden %0,
- Diğerlerinden %10,
olarak belirlenmiştir. Döviz cinsinden yahut dövize, altına veya başka bir değere endeksli söz konusu menkul kıymetlerin itfası sırasında oluşan değer artışlarının vergi kesintisine tâbi tutulmayacağı tabiidir.
Diğer taraftan, 1/1/2006 tarihinden sonra ihraç edilmiş söz konusu menkul kıymetlerden sağlanan gelirler Gelir Vergisi Kanununun geçici 67 nci maddesi çerçevesinde vergi kesintisine tabi olduğundan, anılan geçici maddenin yürürlükte olduğu dönemler itibarıyla bu gelirler üzerinden Kurumlar Vergisi Kanununun 15 inci maddesi uyarınca yayımlanan bu Kararnameye göre vergi kesintisi yapılmayacak olup Gelir Vergisi Kanununun geçici 67 nci maddesi ile ilgili olarak yayımlanan 2006/10731 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına göre vergi kesintisi yapılmaya devam edilecektir.

4.3. Kararnamenin 1 inci maddesinin (5) numaralı bendi ile dar mükellef kurumlarca elde edilen alacak faizlerinden yapılan vergi kesintisi oranları dört alt bent halinde yeniden belirlenmiştir. Buna göre;
- Yabancı devletler, uluslararası kurumlar veya yabancı bankalardan ya da bulunduğu ülkede mutad olarak kredi vermeye yetkilendirilmiş olup sadece ilişkili bulunduğu kurumlara değil tüm gerçek ve tüzel kişilere kredi veren kurumlardan alınan her türlü krediler için ödenecek faizlerden (katılım bankalarının kendi usullerine göre yurt dışından sağladıkları fonlar ve benzeri kaynaklar için ödedikleri kâr payları dahil) %0,
- Bankaların 5411 sayılı Bankacılık Kanunu uyarınca uygun görülen ikincil sermaye benzeri kredileri ile bankaların ve diğer kurumların bir akım veya varlık portföyüne dayalı olarak yurt dışında menkul kıymetleştirme yöntemiyle temin ettikleri kredileri için ödenecek faizler üzerinden %1,
- Katılım bankaları tarafından ödenen kar payları hariç olmak üzere, mal tedarikinden kaynaklanan vade farkları üzerinden %5,
- Diğerlerinden %10,
oranında vergi kesintisi yapılacaktır.
Kararnamenin 1 inci maddesinin (5) numaralı bendinin (b) alt bendi uyarınca yapılacak vergi kesintisine ilişkin oran, Kararnamenin yayım tarihi olan 3/1/2009 tarihinden itibaren düzenlenen sözleşmelere bağlı olarak ödenen faizlere uygulanmak üzere bu tarihte yürürlüğe girmektedir.
Bu nedenle, bankaların 5411 sayılı Bankacılık Kanunu uyarınca uygun görülen ikincil sermaye benzeri kredileri ile bankaların ve diğer kurumların bir akım veya varlık portföyüne dayalı olarak yurt dışında menkul kıymetleştirme yöntemiyle temin ettikleri kredileri için ödenecek faizler üzerinden yapılacak vergi kesintisi uygulamasında, bahse konu kredi temini işlemlerine yönelik sözleşmelerin Kararnamenin yürürlük tarihi olan 3/1/2009 tarihinden önce düzenlenmiş olması halinde ödenecek faiz tutarlarının, 2006/11447 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı dikkate alınmak üzere vergi kesintisine tabi tutulması gerekmektedir.

4.4. Kararnamenin 1 inci maddesinin (6), (8), (9) ve (10) numaralı bentleri ile
- Mevduat faizlerinden,
- Katılım bankaları tarafından katılma hesabı karşılığında ödenen kâr paylarından,
- Kâr ve zarar ortaklığı belgesi karşılığı ödenen kâr paylarından,
- Repo gelirleri üzerinden,
yapılacak vergi kesintisi oranları belirlenmiştir.
Ancak, bu kazanç ve iratlar Gelir Vergisi Kanununun geçici 67 nci maddesi uyarınca vergi kesintisine tabi olduğundan, anılan geçici maddenin yürürlükte olduğu dönemler itibarıyla bu kazanç ve iratlar üzerinden Kurumlar Vergisi Kanununun 15 inci maddesi uyarınca yayımlanan bu Kararnameye göre vergi kesintisi yapılmayacak olup Gelir Vergisi Kanununun geçici 67 nci maddesinin (4) ve (5) numaralı fıkraları uyarınca %15 oranında vergi kesintisi yapılmaya devam edilecektir.

4.5. Kararnamenin 1 inci maddesinin (12) numaralı bendiyle Kurumlar Vergisi Kanununun 30 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, tam mükellef kurumlar tarafından, Türkiye'de bir iş yeri veya daimi temsilci aracılığıyla kâr payı elde edenler hariç olmak üzere dar mükellef kurumlara veya kurumlar vergisinden muaf olan dar mükelleflere dağıtılan (Kârın sermayeye eklenmesi kâr dağıtımı sayılmaz.) Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde sayılan kâr payları üzerinden yapılacak vergi kesintisi oranı, 2006/10731 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında yer alan oran aynen korunmak suretiyle %15 olarak belirlenmiştir.
Emeklilik yatırım fonlarının kazançları hariç olmak üzere, Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan ve Kanunun 15 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca kurum bünyesinde vergi kesintisine tabi tutulan istisna kazançlar üzerinden, ayrıca Kanunun 30 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına göre vergi kesintisi yapılmayacağı tabiidir.
Diğer taraftan, tam mükellef kurumlar tarafından;
- Dar mükellef gerçek kişilere ve
- Gelir vergisinden muaf olan dar mükelleflere
dağıtılan kar payları üzerinden 2009/14592 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 1 inci maddesinin (6) numaralı bendi uyarınca %15 oranında vergi kesintisi yapılması gerekmektedir.

4.6. Kararnamenin 1 inci maddesinin (14) numaralı bendiyle Kurumlar Vergisi Kanununun 30 uncu maddesinin altıncı fıkrası uyarınca, yıllık veya özel beyanname veren dar mükellef kurumların, indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancından, hesaplanan kurumlar vergisi düşüldükten sonra kalan kısımdan ana merkeze aktardıkları tutar üzerinden yapılacak vergi kesintisi oranı, 2006/10731 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında yer alan oran aynen korunmak suretiyle %15 olarak belirlenmiştir.
Devamı »





Tutkunu olacağınız bir dizi daha!

23 Şubat Pazartesi 22:15

Kanal D’de yepyeni, muhteşem bir dizi başlıyor!

ve ilk bölümü izleyiciye mulu anlar yaşattı...

BİR BULUT OLSAM

Umudunu kaybetme. Güneş önce bulutlara değer…

Ekonomik krizin dizileri zor durumda bıraktığı bir dönemde Kanal D yeni bir diziyi ekrana sürmeye hazırlanıyor.
Ekonomik krizin dizileri zor durumda bıraktığı bir dönemde Kanal D yeni bir diziyi ekrana sürmeye hazırlanıyor.
Dizinin tv'de reklamını da gördüm. Çok yakında sizlerle yazıyordu. Baştan sona sürekli kaçırmayıp takip edilecek bir dizi. İşte sizlere fırsat... bu filmi kaçırmayın. Hiçbir bölümünü izlememezlik etmeyin. Zaten ekranlarda öyle fazla izlenecek film kalmadı. Çoğusu yayından kaldırıldı.Kaliteli film olduğu zaten oyuncu kadrosuylada kendini belli etmiş durumda.Şimdiden iyi seyirler..
Senaryosunu Meral Okay'ın yazdığı ‘Bir Bulut Olsam’ adlı dizinin başrollerinde Melisa Sözen, Hakkı Haluk Cömert, Engin Akyürek, Engin Altan Düzyatan, Meral Okay, Ünal Gümüş, Berfu Öngören, Cahit Gök oynuyor.

Bir Bulut olsam Dizisinin senaristi Meral Okay 1959 doğumlu. Bundan öncede bir çok dizisnin senaristliğini yapan Meral okay . bir çok film, dizi kadrosunda yer aldı.. Daha önce Asmalı Konak dizisininde senaristliğini yapan Meral Okay bakalım aynı başarıyı bu dizide yakalayabilcekmi?

Bir Bulut Olsam Dizisi oyucularından olan Haluk Cömert 1 Şubat 1959 tarihinde dünyaya geldi. H.Ü. Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümünü bitiren Haluk Cömert Talih Kuşu
Dağlar Delisi
Kara Yılan (2)
Kurtlar Vadisi Irak
Ben Bir İnsan
Bizim Evin Halleri
Baykuşların Saltanatı
Kurt ve Kuzu dizi ve filmlerde görev aldı.

Melise Sözen' ise bir tiyatro oyuncusu olarak 2001 yılında, Bana şans sile isimli dizide Tuba karakteriyle tanıdık. Daha sonra 2003 senesindeki Okul isimli filmde Ceyda ile karşımıza çıktı. Sonraları sırasıyla Kayıp aşıklar, Çemberimde gül oya, O şimdi mahkum, Cenneti beklerken, Deli Mavi, Eve giden yol 1914, Azap yolu, Kabuslar evi ve iki yıl önceki dizi Bıçak Sırtı isimli dizide Nisan rolüyle ekranlara çıktı. Son olarakta dizimiz Bir bulut olsam için rol alan oyuncumuz, 6 Temmuz 1985 tarihi doğumlu... ayrıca geçen yıl 'Dünyayı Kurtaran Kadın' isimli programı sunmuştur. Güzel sanatçımız, Pera Güzel Sanatlar Lisesi mezunu olup bütün bunların dışında tiyatro oyunlarında rol almıştır. Melisa Sözen özellikle 2007 yılında çekilen Bıraç sırtı isimli diziyle birlikte çok geniş bir izleyici ve kitlesini yakaladı. Bu dizi ile sevenlerinin sayısı bir hayli artan sanatçı Bir bulut olsam dizisinde başrol oynayacak
Mardin Midyat’ta geçen, kaderleriyle savaşan insanların her şeye rağmen umutlarını kaybetmemelerinin anlatıldığı dizinin başrollerinde; Melisa Sözen, Engin Akyürek, Engin Altan Düzyatan ve Meral Okay oynuyor. Yapımını Tims Productions’un, yapımcılığını Timur Savcı’nın üstlendiği, yönetmenliğini Ulaş İnaç’ın yaptığı dizinin senaryosunu da Meral Okay’ın kaleme alıyor.





<



Dizinin konusu ise şöyle;
Güzelyurt adlı bir sınır kasabasında hayat sakin bir şekilde akarken, kasabanın en büyük ve görkemli konağında hastalıklı ve tutku dolu bir aşk yaşanmakta ve bu karşılıksız aşk, tanık olanların kanını dondurmaktadır. Belediye Başkanı Aslan Bulut (Ünal Silver) ve ailesi, kendi kurdukları bu düzende yaşarken bir gün kasabaya gelen doktorun olayların içine dahil olmasıyla, taşlar yerinden oynayacak, kurulu düzen değişecektir.

On yıldır dünyanın sorunlu bölgelerinde Birleşmiş Milletler’in sağlık programlarında çalışan Dr. Serdar Batur (Engin Altan Düzyatan), son olarak Güzelyurt adlı mayınlı bölgenin kıyısında yer alan bir sınır kasabasına gelir. Uzmanlık alanı cerrahi olan Dr. Serdar, bir taraftan bölgenin sağlık ocağında doktorluk yaparken, diğer taraftan da Birleşmiş Milletler’in bir görevlisi olarak sivillerden oluşan bir grup gönüllü ile mayınlı sahada çalışmalar yapmaktadır. Dr. Serdar’ın İstanbul’da yaşayan annesi İnci Hanım (Meral Okay) ve aile dostları, hem Serdar’ı ziyaret etmek için hem de güvenli bir sahada yeni okul yaptırmak için Güzelyurt’a ziyarete gelirler. Aynı gün bölgenin sevilen, sayılan kişilerinden Belediye Başkanı Aslan Bulut’un büyük oğlunun düğününe davetlidirler. Hep beraber düğüne giderler. İşte asıl olaylar ve akıl almaz bir trajedi, eğlenmek için gittikleri bu düğünde başlayacaktır.

Uzun süre unutulmayacak dillerden düşmeyecek bu diziyi,mutlaka seyredin.Şimdiden tekrar iyi seyirler.




BİR BULUT OLSAM DİZİSİ’NİN 1. BÖLÜMÜ(SONSUZ BAŞLANGIÇ)MUHTEŞEMDİ!..

Merakla Bekledigimiz bir bulut olsam dizisi sonunda Kanal D de yayına girdi.

İlk Bölümünün Ne kadar reyting yaptıgı Bilinmiyor ama Dizinin En çok Konuşulacagı ise kesin Narin Olacaktır . Narinle Mustafa evli. ama zorla evlenmiş narin o yüzden aynı zamanda amcaoğlu da olan Mustafa’yı istemiyor…Yani karı-koca olmamışlar hiç. Bu yüzden çocukları da yok. Narin kusurlu, çocuk yapamıyor diye yeni kız alıyorlar kuma gibi Narinin o evde zaten bir değeri olmadığı ve zaten en başından sadece Mustafa ona aşık olduğu için istemeye istemeye evlendirildiği de biliniyor ki, bu hadise yeni gelin geldiğinde şaşalı düğün dernek kurulduğu zaman anlaşılıyor seyirci tarafından.Mustafa’nın Narini neden vurduğu sorusu var akıllarda şimdi.. kanımca aşkından gözü öyle dönmüş ki Mustafa’nın, başkasını koynuma aldığımı bilmesin diye sanırım öldürmeye teşebbüs ediyor. ..Bakalım dizi bizi nerelere götürecek?…..

Bir Bulut Olsam 2.Bölüm Özeti

Narin, ölüm kalım savaşı veriyor

Düğün günü Mustafa’nın kurşunuyla yaralanan Narin ölüm kalım savaşı vermektedir. Doktor Serdar, Narin’i kurtarma çabası verirken, Mustafa ortalığı birbirine katar ve silahını Serdar’a doğrultur. Yeni gelin Asiye ise düğün günü kocasının nezarethaneye alınması karşısında çılgına dönmüştür. Asiye, olanlardan Narin’i sorumlu tutar. Aslan Bey, nüfuzunu kullanarak Mustafa’yı serbest bıraktırır. Büyük bir heyecanla kocasını bekleyen Asiye’yi ise büyük bir sürpriz beklemektedir. Askerden dönen Yaşar’ın kendisine karşı olan soğuk davranışlarına anlam veremeyen Gülengül de gerçeklerle yüzleşir.

Narin yaşam mücadelesinden kurtulabilecek mi? Aslan Bey, oğlunu hapse girmekten kurtarabilecek mi? Tüm bu sorular dizinin bu akşam ekrana gelecek bölümünde yanıt buluyor.


BİR BULUT OLSAM 2.BÖLÜM YORUMLARI

2. Bölümde dizi kendine dahada çok bağladı izleyenlerini. Mustafa konusunda daha net görüşlere sahip olduk.Bu bölümde yeni yüzler çıktı karşımıza. Mesela konağın sokağında ki şaşı kadın, Asiyenin annesi ve komşuları..

Dr.Serdar’ın, Narin’i kurtaracağını zaten herkes dizi başlamadan önce biliyordu. Narin nasılsa ölmeyecekti, bizlerde onu düşünmeden rahat rahat nasılsa iyileşecek diye izledik.
Aslan Bey’in Mustafa’yı jandarma komutanlığından çıkarması inanıyorum ki herkesi sinirlendirdi. Yaşar’ın durumu biraz olsun yüreklerimizi acıttı.

Ali asker’in Mustafa’ya kafa tutması ise bence bu bölümün en güzel anıydı. Tabi Serdar’ın Mustafa karşısında ki tavrını unutmak olmaz. Son bölümde belkide içini boşalttı attığı yumrukla.Bakalım 3.bölümde olaylar bizleri nereye doğru götürecek.Merakla bekliyoruz...

BİR BULUT OLSAM 3. BÖLÜM FRAGMAN


Bir Bulut Olsam ikinci bölümüde Kanal D ekranlarında yayınlandı.Dizinin hikaye ve senaryo ilk bölümden daha da güzeldi, böyle devam edeceğinede inanıyoruz.Bir Bulut Olsam dizisinin ikinci bölümü, ilk bölüm ratinglerinden daha fazla olmasıda bunu kanıtlamaktadır.Dizimiz ikinci bölümünde zirveye oturmuş durumda..İşte Bir Bulut Olsam 2.bölüm ratingleri; Total kategorisinde 8.66 rating, 22.35 izlenme payı ile 2. olmuştur.Ab kategorisinde ise 9.16 rating, 24.94 izlenme payı ile 1.sırada yer almıştır.


3. Bölüm Özet

Mustafa, Narin’e huzur vermiyor

Narin ölümden kurtuluyor ama Mustafa’nın huzursuz edici davranışlarından kurtulamıyor.
Narin ölümden kurtulur ama Mustafa’dan kurtulamaz. Çıkardığı olaylar yüzünden Mustafa tekrar tutuklanır. Bunu duyan Aslan Bey çılgına döner. Zira Mustafa’yı kurtarmak daha da zorlaşmıştır. Basında çıkan haberler de bu durumu kuvvetlendirir.
Doktor Serdar, Narin ile çok ilgilidir. Onun iyi olması ve kendini iyi hissetmesi için elinden geleni yapar. Narin’i hastanede de rahat bırakmazlar. Sürekli onu huzursuz edici ziyaretçileri bitmek bilmez.
Yeni gelin Asiye, evliliğinin ilk günlerinde yaşadıklarından dolayı Yaşar’a sitem eder. Doktor Serdar, Kadir’i de ikna ederek polis merkezine ifade vermeye gider. Orada Aslan Bey’le karşılaşan Kadir ne yapacağını bilemez.
Gülengül aldığı bir haberle yıkılır.
Yaşar bu karmaşada ona destek çıkabilecek mi? Asiye sonunda muradına erebilecek mi? Mustafa hapisten çıkabilecek mi? Tüm bu sorular dizinin bu akşam ekrana gelecek bölümünde yanıt buluyor.
Sabırsızlıkla beklediğimiz 3.bölüm bu akşam.Şimdiden iyi seyirler herkese..

Bir Bulut Olsam Magazin görüntüleri



Dizinin 4.bölüm fragmanı ve özetini sitemizde detayları ile birlikte bulabilirsiniz.
Heyecan devam ediyor....


BİR BULUT OLSAM 4. BÖLÜMÜ ŞÖYLE BİR HATIRLAYALIM

Narin’i kim kurtaracak? Korkunun ve hüznün birarada yaşandığı Güzelyurt’ta, Narin yine yaşam savaşı veriyor. Narin’in bu kez de Asiye korkulu rüyası olmuştur. Mustafa, Narin’i Asiye’den kurtarabilecek mi? Dahası Mustafa’dan Narin’i kim kurtaracak?
Yaşar vicdanını rahatlatmak için Narin’in yanına gider ve onunla sohbet ederler. Ona, bundan sonra yanında olacağını dile getirir. Mustafa, Asiye’yi delirtmek için elinden geleni yapar, başarır da, ama bu durumdan yine Narin nasibini alacaktır.
Aslan Bey, oğulları Mustafa ve Yaşar’ın sorumluluk almaları gerektiğini düşünür ve onlara iş imkanı sunar. Ayrıca Duriye Hanım’la ortak karar alıp Narin’i ortalıktan uzaklaştırmak isterler. Ama Mustafa’nın bu karara tepkisi çok ağır olur. Aylin okul inşaatını başlatmak ister ve yanında mühendislerle Güzelyurt’ta gelir. Fakat Aslan Bey’den beklediği yanıtı alamaz. Doktor Serdar’ın Aslan Bey’e tepkisi nasıl olacak?
Doktor Serdar, Narin’i merak ettiği sırada konağa çağrılır. Narin’in iyi olmadığını gören Serdar, Narin’in babasından yardım alarak onu İstanbul’a götürmeye karar verir. Olayları sonradan öğrenen Mustafa’nın tepkisi bu kez nasıl olacak? Tüm bu sorular dizinin bu akşam ekrana gelecek bölümünde yanıt buluyor.





BİR BULUT OLSAM 5. BÖLÜM ÖZETİ

Yaşar ve şermin değişen çocuklar sırrını açıklamak
zorunda mı kalacaklar?

Ali ve Sinan partide kozlarını paylaşıyor.

Şermin’e gelen şantaj filmi Yaşar Usta ile Şermin’i iyice zor durumda bırakır. Çocukların karıştığının ortaya çıkmasından korkan ikili, film işini çözmek üzere kolları sıvar. Kafası iyice karışan Şermin kocasıyla kavga eder ve onun en yakın arkadaşı Nil’le yakınlaşmasını sağlar.
Bu arada Sinan ve Berke, Ali hariç Yaşar Usta ve ailesiyle çok iyi anlaşarak dostluklarını geliştirir. Berke Nuriye’den hoşlanmaya başlar. Sınav ve okul stresinden kurtulan Burcu ve Sinan giderek daha yakınlaşırlar ama bu yakınlaşmaya Hayri Hoca şiddetle karşıdır.
Ama Sinan doğum gününü mutlaka Burcu ile kutlamak istiyordur.
Berke de bu partide Nuriye’nin de olmasını sağlar. Ancak Sinan’ı kimseye kaptırmama konusunda kararlı olan Petek adım adım hedefine doğru yürür. Ve Sinan’ın doğum günü partisinde herkes bir araya gelir. Sinan ve Burcu’yu gören Ali artık Burcu’dan vazgeçecek mi? Sinan’ı Burcu’ya kaptırmak istemeyen Petek başarılı olacak mı? Yaşar Usta ve Şermin içinde bulundukları açmazdan çıkabilecekler mi yoksa çocukların değişmesi sırrını açıklamak zorunda mı kalacaklar?

*************************************************************************************

Mardinlilerden Bir Bulut Olsam'a tepki..



Midyat'taki Mercimek köylüleri, tarihi Mor Lo'ozor Manastırı'nda çekilen dizi filmdeki cinsel içerikli sahnelere kızgın: Bu, saygısızlık..

Mardin'in Midyat ilçesi Mercimekli köyünde çekimi yapılan 'Bir Bulut Olsam' dizisinin ilk bölümü olay oldu. Dizide köydeki tarihi Mor Lo'ozor Manastırı'nın bir ahır olarak gösterilip içinde cinsel içerikli sahneler çekilmesine vatandaşlar tepki gösterdi.
Sami Mıhellemi Dinler Arası Diyalog Derneği Başkanı Mehmet Ali Aslan, "Köylü okumadığı halde 2 bin yıldır manastırı muhafaza ederek gerekli saygıyı göstermiştir.
Film ekibinin çoğunun yüksek tahsil yapmasına rağmen 2 bin yılda korunan manastırı iki dakikalık film sahnesi için tahrip ederek çirkince bir saygısızlığı sergilemişlerdir.
Köyde en az 100 ahır olmasına rağmen bula bula manastırı mı ahıra çevirdiler?" dedi.

SUÇ DUYURUSU HAZIRLIĞI

Aslan, sorumlular hakkında Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunaklarını da sözlerine ekledi.
Mercimekli köyü sakinleri ise ellerinde taşıdıkları dövizlerle olayı protesto ederek, basın açıklaması yaptı.
Grup, dizinin çekimi için manastırın duvarlarının tahrip edildiğini, kapısının yerinden söküldüğünü, manastıra atın sokulması sebebiyle pislendiğini iddia etti.



Bir bulut olsam adlı dizi şu aralar şiddet görüntüleri nedeniyle eleştiriler alıyor.Dizi bu zamana kadar övgü de aldı eleştiride.Aslında Bir bulut olsam'ı ayakta tutan bu övgüler ve eleştiriler.Çünkü bu sayede medyaya yansıyor ve insanalar merak edip seyrediyor.

Eleştirildiği konular:

-Askeri küçük düşürecek sahneler.
-Şiddet görüntüleri.
-Mardin halkı tarafından kale de cinsellik ön planda diye eleştirildi.
-Dizide değişik dizilerdeki karakterlerle benzerlik göstermesi

Övüldüğü ise şunlar:
-Yetenekli,aktif,genç ve yeni yüz olmaları.
-Yörenin sıkıntıları anlatılıyor.
-Çoğu dizi gibi konu İstanbul'da olmaması.
-Sevilen oyunculara rol verilmesi.
-Bir bulut olsam sayesinde esnaf para kazanacak.
-Oyuncular rolünü hakkı ile oynuyor.
-Oyuncuların dünyadan kopma pahasına rollerini harika oynaması





Bölüm 6 / Yeni Bölüm
Yayınlanacağı Saat: 22:15
Gösterim: Kanal D
Tarih: 30 Mart 2009 / Pazartesi

Narin, huzur bulduğu evden, kimseye zarar gelmemesi için ayrılıyor ve gecenin karanlığında Mustafa’yla kayboluyor.
Narin’in yeri Mustafa’nın yanıdır. Narin huzur bulduğu bu evden, kendisine değer veren insanlara zarar gelmemesi için onu almaya gelen Mustafa’yla gecenin karanlığında kaybolur. Narin hüzünlü, acılıdır. Mustafa ise dünyanın en mutlu erkeğidir. Sevdiği yanındadır ve onun ne düşündüğünden çok, kendi mutluluğu önemlidir.
Artık Narin’le olan her yer cennettir, ona dokunan, yaklaşan ve mutluluğunu gölgeleyen herkes onun düşmanıdır. Narin sadece onundur. Mustafa, Narin’le birlikte İstanbul’un keyfini çıkartmaya çalışır. Onu kendisine uygun bulduğu hikâyeleri olan yerlere götürür ama bu Narin için bir şey ifade etmez. Doktor Serdar, Narin’in evde olmadığını anladığında çok öfkelenir, kendini kontrol edemez ve öfkesi Aslan Bey’e patlar. Narin’in tam da ameliyat olacağı zaman gitmesi onun için iyi olmamıştır. Hayati tehlikesi devem etmekte ve bunu ona yapan adamla birliktedir. Bu durum Doktor Serdar’ı delirtir. Narin aklından hiç çıkmaz, çok endişelidir. Onunla gezdikleri her yerde masum yüzünü görmektedir. Mustafa yine Aslan Bey’i kızdırmayı başarmış ve aralarını tekrar bozmuştur. Aslan Bey etrafına tehditler savurur ve onun bulunmasını ister. Asiye, Mustafa’nın İstanbul’a gittiğini duyduğunda delirir. Yaşar bu olanlardan çok yorulmuştur artık, ona gelen güzel habere bile sevinememiştir. Son bir hışım abisini arar ve bütün içindeki birikmişliği akıtır.

Dizi gittikçe dahada güzelleşiyor seyirciyi ekrana kitliyor.Her bölümü ayrı güzel olan dizinin bu akşamki bölüm özeti ve fragmanı size bunu daha iyi anlatıcaktır.Şimdiden sizlere iyi seyirler.

7. Bölüm Özet

Narin’in ve Serdar’ın yüzü gülüyor

Kendi evinde ve ailesiyle birlikte olan Narin'in mutluluğu yüzünden okunuyor. Bu manzarayı gören Serdar da mutlu oluyor.
Mustafa, düşmanı bildiği Doktor Serdar’a zarar vermek ister. Zira, Dr. Serdar, Mustafa’nın canını çok yakmıştır. Kendi evinde ve ailesiyle birlikte olan Narin mutludur. Narin ve annesi hayata yeni başlamış gibi solurlar havayı. Bu manzarayı gören Serdar da mutlu olur. İnci oğlunu rüyasında görür ve sabah Serdar’ı arar. Serdar ne kadar ben iyiyim dese de, İnci tatmin olmaz ve Güzelyurt’a oğlunun yanına gider. Asiye, Narin’in olmadığı bu konakta çok mutludur. Ne hüneri varsa ortaya döker. Duriye Hanım da durumdan hoşnuttur ve yapılanları karşılıksız bırakmaz. Aslan Bey’e Ankara’dan bir hediye gelmiştir. Hediyeye şaşırmış fakat memnundur. Ama bu keyfi uzun sürmez. Her zamanki gibi Mustafa bu durumu da bozmayı başarmıştır. Yaşar, Mustafa’nın destek ve yardımıyla protez bacağı takılmak üzere hastaneye gider. Belli etmemeye çalışır fakat çok heyecanlıdır. Bacak takılır ve birkaç deneme yürüyüşünden sonra Mustafa’nın kararıyla bunu kutlamaya giderler. Ama bu, Yaşar için bir kutlama değildir.

BU NASIL BİR SEVGİ?ACIYAN VE ACITAN....

Kelepçe
Yükleyen dilek



Bir Bulut Olsam 13.Nisan. bölüm özeti

Dizi kolaj bölümüyle ekranda. Konusu: Dr. Serdar Batur, Güzelyurt kasabasına gelir. Aynı gün Belediye Başkanı'nın oğlunun düğününe davetlidir. Düğün evinde Narin, bir kurşunla yaralanır. Genç kadın ölüm kalım savaşı vermektedir. Kanal D 22.15

ALEV ALEV

Alevalev
Yükleyen dilek


BİR BULUT OLSAM'IN FERHUNDESİ...

Bir Bulut Olsam'da, Aslanlı Konak'a kuma gelen Asiye, Yaprak Dökümü'nde rol alan Ferhunde'den sonra ekranın en kötü gelini olarak görülüyor.

Gürbüz senaryoyu ilk okuduğunda 'bu rol çok kötü' dese de, devam ettikçe Asiye'nin de haklı sebepleri olduğunu görmüş ve rolü kabul etmiş. Oyuncuyu böylesine zorlayan bir rolü kabul etmemenin hata olacağını düşünen Gürbüz, “Bu hikaye Meral Okay'ın bir bebeği ve umuyorum ki ben bu bebeğin canını acıtmıyorum" diyor. Gürbüz, Asiye'yi "Onda kendini kurtarma derdi var. Eğer bir çocuk sahibi olabilirse ömrünün sonuna kadar konakta yaşayabilecek. Bunun için önüne gelen hiçbir engeli önemsemiyor. Ben onu biraz Darvin'ci buluyorum. Güçlü olan kazanır diyor. Pes eder mi? Asla! Dişini tırnağına takar yeter ki rahatı yerinde olsun" cümleleriyle anlatıyor. Asiye karakterinin Ferhunde ile benzetilmesini hakkında ise “Kötü her yerde kötüdür. Bu yüzden insanlar benzetmiş olabilirler” diyor. Mardin'de çekim yapmaktan keyif aldığını belirten genç oyuncu; “Çok anaç bir toprak, burada kendimi çom mutlu hissediyorum” şeklinde konuşuyor. Asiye herkesin çok sevmediği bir karakter. Gürbüz'e buradaki insanlar nasıl tepkiler gösteriyor diye sorduğumuzda ise cevaben "Buranın halkı öyle sıcak ki, yolda beni gördüklerinde kırmak da istemiyorlar ama 'Narin'e öyle davranma ne olur' diyorlar. Oysa ben böyle tahmin etmemiştim. Canımı yakıp, beni kırabilirler diye düşünüyordum. Ama hiç düşündüğüm gibi olmadı" diyor.

BİR BULUT OLSAM 8. BÖLÜM ÖZETİ

Asiye hamile, Mustafa ne yapacak?
Kanal D’nin başrollerinde; Melisa Sözen, Engin Akyürek, Engin Altan Düzyatan ve Meral Okay oynadıkları sevilen dizisi “Bir Bulut Olsam” bu Pazartesi heyecan dolu bir bölümle ekrana geliyor. Beğeniyle izlenen dizinin bu bölümünde; hamile olduğunu öğrenen Asiye, konaktaki güç savaşında yeni bir mevzi daha kazanıyor. Bu duruma Mustafa’nın nasıl bir tepki vereceğini ise herkes merakla bekliyor. İnci, oğlunun yeni evinde akşam yemeği hazırlamış ve onun gelmesini beklemeye koyulur. Serdar eve geldiğinde İnci şoke olur. Zira Serdar’ın bir kavganın içinden geldiği aşikardır. İnci işin içinde yine Mustafa’nın olduğunu öğrenir, çok sinirlenir ve oğluna bir şeyler yapmanın zamanının geldiğini söyler. Fakat Serdar bir o kadar rahattır. İnci, evlerinin bahçelerinde okula gidemeyen kızlara eğitim verdirmeye başlar. Okula yeni tayin olan Harun öğretmen bu işe gönüllü olur. Ancak Harun’un Narin’le eğitime başlaması Mustafa’nın kıskançlık krizine girip öğretmenin elini kırmasıyla sonuçlanır. Harun, Serdar’dan yardım ister.Asiye hiç yılmadan Mustafa’ya olan ilgisini gösterir. Ve beklediği haber gelir. Asiye hamiledir. Artık, Mustafa’ya karşı iki kat güçlenmiştir.Yaşar’ın protez bacağı takılmıştır ama yine de kendini tamamlanmış hissetmez. Ruhen de boşlukları vardır. Evde kimsenin kendisini anlayamadığını gören Yaşar, evi terk edip, Mustafa’nın düşman bildiği Dr. Serdar’ın yanına gider.Aylin proje için Güzelyurt’a gelmiştir. Serdar’ı yara bere içinde görünce endişelenir. Bir de bunun sebebinin Narin olduğunu öğrenince tepki gösterir. Bahar Açar ortalıklarda iyi niyetlerle dolaşmamaktadır. Bahar’ın eski belalısı Remzi, hem Bahar’a hem de Aslan Bey’in işlerine musallat olur.

BİR BULUT OLSAM 9. BÖLÜM ÖZETİ

Narin’i kötü bir sürpriz bekliyor

Mustafa ile Dr. Serdar arasındaki didişme devam ederken, Narin’i ise kötü bir sürpriz bekliyor.Asiye tüm umutlarını yitirmiş, bebeğini aldıracakken, çaresiz gözlerle Mustafa’ya bakmakta, vazgeçmesi için dua etmektedir.Aslan Bey ile Remzi arasında Bahar yüzünden başlayan kapışmada zarar gören taraf Narin ve ailesi olur.Remzi’nin ihbarı etmesiyle Kadir’in hapse düşmesi, ailenin üzerinde yine kara bulutların dolaşmasına neden olur.Mustafa; Narin, Hatun ve Fatma’yı konağa getirir ancak, bu sefer de Asiye ortalığı birbirine katar.Düriye sayesinde Mustafa’nın elinden kurtulan Asiye yine rahat durmaz.Hatun’u bir kenara sıkıştırmış rahatsız edeyim derken, istemeden de olsa zavallı kadının merdivenlerden düşmesine sebep olur. Asiye bu sefer fazla ileri gitmiştir.Ancak yine Narin’in ricasıyla Mustafa’nın elinden kurtulmayı başarır.Kara bulutlar Aslanlı Konakta da dolaşmaya başlamıştır.Aslan Bey olayların üst üste gelmesiyle çok yorulmuştur.Narin’in vurulması olayının duruşmasının yaklaşmasıyla iyice gerilmiştir.Ancak, onu asıl üzen Yaşar’ın Hatun Anne’yi ziyarete geldiğinde söylediği ağır sözlerdir.Bütün hıncını bunu çoktan hak etmiş olan Remzi’den çıkarır.Herkes duruşmada gerçekleri söylemesi konusunda Narin’e baskı yaparken, ziyaretine gittiği babasının söyledikleri Narin’in aklının iyice karışmasına neden olur.Serdar, Hatun Anne’yi tedavi etmek için gittiği konakta sürekli Mustafa’yla karşı karşıya gelir. Onlar kendi aralarında didişirlerken, bu kez Narin’i kötü bir sürpriz beklemektedir.


DİLEK AYDIN
Devamı »




Büyük usta Gazanfer Özcan'ı kaybettik!...Allahtan rahmet ailesine sabır sevenlerine başsağlığı diliyorum.Çok üzgünüm Türkiye yine bir usta Tiyatro sanatçısını kaybetti.

Avrupa Yakası'nın Tahsin Bey'i Gazanfer Özcan'ı kaybettik. Özcan, 1,5 aydır Amerikan Hastanesi'nde tedavi görüyordu.
Tiyatro sanatçısı Gazanfer Özcan tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Kronik akciğer yetmezliği şikayetiyle hastaneye kaldırılan Özcan, nörolojik rahatsızlıklar nedeniyle önce kısmi ardından da tüm vucudu felç olmuştu.
Gazanfer Özcan'ın 27 Ocaktan itibaren kalp yetmezliği ve iskemik serebral vasküler hastalık tanılarıyla hastanede tedavi gördüğü ve 13 Şubattan bu yana yoğun bakımda takip edildiği açıklandı.

Amerikan Hastanesi Başhekimliğinden yapılan yazılı açıklamada, Gazanfer Özcan'ın bu akşam saat 19.22'de vefat ettiği belirtildi. Açıklamada, 27 Ocak 2009 tarihinden itibaren Amerikan Hastanesinde kalp yetmezliği ve iskemik serebral vasküler hastalık tanılarıyla tedavi gören Özcan'ın, 13 Şubattan bu yana da yoğun bakımda takip edildiği kaydedildi.

Gazenfer Özcan 1.5 ay önce rahatsızlanarak Amerikan Hastanesi'nde yoğun bakım ünitesine alınmıştı. Ünlü oyuncunun durumu bugün kötüleşmiş ve bilincini yitirmişti.
Tiyatro sanatçısı Gazanfer Özcan'ın vefat ettiği haberini alan yakınları ve sanatçı dostları hastaneye geldi. Amerikan Hastanesi'nde gazetecilere açıklama yapan Gazanfer Özcan'ın kızı Fulya Ündüz, babasının bir komedi sanatçısı olduğunu, komedi oynadığı için hasta halini kimsenin görmesini istemediğini belirterek, bu nedenle durumuyla ilgili hiçbir şekilde basına haber vermediklerini söyledi. Babasının da rol aldığı “Avrupa Yakası” dizisi ekibinin sürekli kendileriyle olduğunu ifade eden Ündüz, “Babamın sanatçı dostları her an bizim yanımızdaydı. Bize her konuda destek verdiler. Acımız çok büyük. Söyleyecek fazla bir şey bulamıyorum” şeklinde konuştu.
Gazanfer Özcan'ın adını taşıyan 21 yaşındaki torunu Gazanfer Ündüz de 21 yıldır onunla olmaktan mutluluk duyduğunu belirterek, “Onunla birlikte dolu dolu bir hayat geçirdim” dedi.
Gazanfer Özcan' ın 2 aydır solunum yetmezliğiyle ilgili bir sorun yaşadığını ve solunum yetmezliğinden vefat ettiğini kaydeden Ündüz, “Avrupa Yakası'nın tüm oyuncularının kendilerine çok büyük destek verdiğini, bu destek ve yardımları hiçbir zaman unutmayacaklarını” ifade etti. Gülse Birsel ve Ata Demirer'in de aralarında bulunduğu Avrupa Yakası dizisi ekibi de Özcan'ın vefat ettiği haberini alır almaz hastaneye geldi.
Hümeyra da haberi alınca çok üzüldüğünü ve hemen hastaneye koştuğunu söyledi.
Gülse Birsel de gazetecilerin soruları üzerine, Avrupa Yakası ekibi olarak konuyla ilgili daha sonra bir basın açıklaması yapacaklarını bildirdi. Sanatçı Yılmaz Morgül, Özcan'ın vefat ettiği haberini televizyondan öğrenerek hastaneye geldiğini belirterek, “Her zaman onlarlaydım. Acımız çok büyük. Böyle bir şeye inanamıyorum” dedi.
Behzat Uygur, bir ustalarını daha kaybettiklerini ifade ederek, “Sanat dünyası için çok önemli bir kayıp. Kendisine Allah'tan rahmet, sanat dünyası ve başta ailesi olmak üzere Türk halkına baş sağlığı diliyorum” şeklinde konuştu. Süheyl Uygur da ne diyeceğini bilemediğini kaydederek, “O bizim için bir usta, bir öğreticiydi” dedi

Gazanfer Özcan kimdir?
27 Ocak 1931 yılında İstanbul'da doğan Özcan, İlkokulu Cihangir Firuz ağa İlkokul’unda, ortaokulu Beyoğlu Ortaokulunda, liseyi ise Vefa Lisesi'nde tamamladı.
Lisedeyken oynadığı "Hisse-i Şayia" adlı oyundaki Bican Efendi rolüyle tiyatroyla tanıştı. Şehir Tiyatroları'nın Çocuk Bölümü'ne katıldı. 1955 yılında Komedi Tiyatrosu'nda oynanan Mahallenin Romanı oyunu tiyatro yaşamının dönüm noktası oldu. Bu oyunda rahatsızlanan Reşit Gürzap'ın yerine sahneye çıkıp başarılı olunca kadroya girdi. 1962 yılına kadar hem çocuk tiyatrosunda, hem yetişkin oyunlarında görev aldı.
GÖNÜL ÜLKÜ İLE EVLİLİĞİ
1962 yılında Gönül Ülkü ile evlendi ve "Gönül Ülkü - Gazanfer Özcan Tiyatrosu"nu kurdu. 1950'li 1960'lı yıllarda çok sayıda sinema filminde de rol alan Gazanfer Özcan, uzun bir süre sinemaya ara verdikten sonra 2000 yılında çevrilen Komiser Şekspir filmi ile sinema ya döndü. Pek çok dizide de rol aldı. Kuruntu Ailesi adlı dizideki Hüsnü Kuruntu rolü ile tanındı, pek çok yapımda ailenin babası rolünü üstlendi. Avrupa Yakası adlı dizideki Tahsin Bey rolü ile de "baba" rolünü sürdürdü.

1998 yılında Kültür Bakanlığı'nca verilen Devlet Sanatçısı unvanını almıştır.
FİLMLERİ
1952 İngiliz Kemal Lawrence'a Karşı
1953 Çeto Salak Milyoner
1954 Fındıkçı Gelin
1954 Aramızda Yaşıyamazsın
1954 Şimal Yıldızı
1958 Allı Yemeni
1959 Sevdalı Gelin
1959 Garipler Sokağı
1961 Biz İnsan Değil miyiz
1961 İki Damla Gözyaşı
1961 Utanmaz Adam
1961 Naciyem
1961 Minnoş
1961 Yedi Günlük Aşk
1961 Külkedisi
1962 Damat Beyefendi
1962 Şaka Yapma
1963 Avare Şoför
1970 Vur Patlasın Çal Oynasın
1971 Çılgın Yenge
1975 Televizyon Çocuğu
1975 Tokmak Nuri
1975 Ah Nerede Vah Nerede
1975 Dam Üstüne Çul Serelim
1992 Burnumu Keser misiniz?
2000 Komser Şekspir
2005 Keloğlan Kara Prens'e Karşı
2007 Beyaz Melek

Diziler
1986 Kuruntu Ailesi (Hüsnü Kuruntu)
2002 Başımıza Gelenler
2003 Baba
2004 Avrupa Yakası

ve şimdi en büyük rolünü oynuyor.......Nur içinde yat,dualarımız seninle.
SENİ HİÇ UNUTMAYACAĞIZ...

DİLEK AYDIN
Devamı »



ALMA MAZLUMUN AHINI ÇIKAR AHESTE AHES TE…


Anahtar kelime
Bana üzümlü kek getir

OPERASYON ŞÖYLE GELİŞTİ

Kokain satıcılarının lideri olduğu ileri sürülen Diyarbakır doğumlu "Kedi Hakan" lakaplı Hakan Ç. ve adamlarını izlemeye alan İstanbul İl Jandarma ekipleri, Deniz Seki'nin de kokain satıcılarıyla bağlantısı olduğunu belirledi. Operasyon için dün gece yarısı harekete geçen jandarma,İstanbul 'un 10 ilçesi ile Ankara ve Diyarbakır'da 18 adrese eş zamanlı baskın düzenledi. Operasyonda 4'ü kullanıcı, diğerleri satıcı ve aracı 18 kişi yakalandı. Deniz Seki de dün sabah Kuruçeşme'deki evinin yakınındaki Les Ottomans Oteli'nde gözaltına alındı. Karşısında sivil giysili jandarma ekiplerini gören Seki avukatını çağırdı. Jandarma, evinde 2 saat arama yaptığı Deniz Seki'yi Zekeriya köy Jandarma Karakolu'na götürdü. Bu sırada Seki'nin klarnetçi sevgilisi Hüsnü Şenlendirici de karakola geldi. Şenlendirici, "Neden gözaltına alındığını biliyorum. Öyle bir şey yok. Öyle olsa beni de gözaltına alırlardı" dedi. Sağlık kontrolü için karakoldan çıkarılan Seki, Kum köy Sağlık Ocağı'na götürüldü. Deniz Seki buradan Şile Jandarma Karakolu'na sevk edildi. Hüsnü Şenlendirici de Seki'yi takip etti.Deniz Seki gazetecilerin "Evinizde kokain içmek için yapılan düzenek bulunmuş" demesi üzerine, "Yok öyle bir şey. Bunu nereden çıkarıyorsunuz" dedi. Seki'nin avukatı da "Gerektiğinde açıklama yapacağız" diye konuştu.
Deniz Seki'nin de aralarında bulunduğu 17 kişi tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi. 10 kişi mahkemece tutuklanırken Seki ile birlikte 7 kişi serbest bırakıldı. Mahkemenin kararının ardından adliyeden ayrılan Deniz Seki, gazetecilerin soruları üzerine, daha sonra bir basın açıklaması yapacağını söyledi.
Operasyonda 45 gram toz kokain, 38 taş kokain, 11 gram plaka esrar, 8 gram toz esrar, 5 gram kubar esrar, ecstasy haplar, kokain içiminde kullanılan 50 mili litrelik 95 şişe amonyak, bir hassas terazi, 4 kokain içme aparatı, bir kokain imalatında kullanılan kepçe ile kokain içiminde kullanılan çeşitli malzemeler ele geçirildi. Ayrıca sahte kimlik ve sürücü belgesi ve bir bilgisayara el konuldu.

Başka bir bilgiye göre de ; İSTANBUL - Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesinde savcılık sorgularının ardından tutuklanmaları istemiyle İstanbul Nöbetçi 9. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilen şarkıcı Deniz Seki’nin de aralarında bulunduğu 16 kişinin işlemleri tamamlandı. Deniz Seki, son zamanlardaki sıkıntıların etkisiyle uyuşturucu kullandığını, pişman olduğunu söyledi. Deniz Seki, başkalarına vermek amacıyla kokain bulundurmakla suçlandı. Mahkeme, gözaltına alınan 17 kişiden Hakan Çinar, Abdullah Haner, Adem Çakır, Baki Cengiz Uyaran, Fikret Bilen, Hasan Çelik, Mehmet Kaya, Mehmet Rıza Doğru ve Sinan Yüksel ’in tutuklanmasına karar verdi.

Deniz Seki’nin de aralarında bulunduğu 7 kişi ise serbest bırakıldı.

Mahkemedeki sorgusunda uyuşturucu kullandığı itiraf eden Deniz Seki, “son dönemlerde yaşadığım sıkıntıların etkisiyle uyuşturucu kullandım. Şu anda bundan dolayı pişmanım. Bir sanatçı olarak bu durumda olmaktan da büyük üzüntü duyuyorum. Bir daha da uyuşturcu kullanmayacağım” dedi.

DENİZ SEKİ KİMDİR

1 Temmuz 1970’de İstanbul doğan Deniz Seki, ilkokulu Maçka Süheyla Artem’de, ortaokul ve liseyi de yatılı olarak Çamlıca Kız Lisesi’nde okudu. Okulu bitirdikten sonra TRT İstanbul Televizyonu’ndaki sunuculuk sınavlarına katıldı ve sınavları kazanarak TRT İstanbul Televizyonu’na girdi. 1993 yılında Melih Kibar’la tanışmasıyla birlikte sunuculuğu bıraktı ve müzisyenliğe başladı. İlk olarak reklam filmlerini seslendiren sanatçı, daha sonra Kenan Doğulu, Emel Müftüoğlu, Ege, Ferda Anıl Yarkın, Zuhal Olcay ve Yaşar gibi sanatçılara vokalistlik yaptı. 1995 yılında “POP-SHOW 95” adlı şarkı yarışmasında kendi yazdığı şarkı sözüyle birinci oldu ve aradan iki yıl geçtikten sonra 1997 yılında ilk albümü olan “Hiç Kimse Değilim” müzik marketlerde yerini aldı.

Bestecilik ve söz yazarlığı konusunda da kendisini ispatlayan sanatçı, 25 Aralık 1999 tarihinde, sözlerinin ve müziklerinin bir çoğu kendisine ait olan “Anlattım” adlı albümünü piyasaya sürdü. Beklediği başarıya bu albümde ulaşan Deniz Seki, “Şeffaf” adlı üçüncü albümünü de Ocak 2002 tarihinde müzik severlerin beğenisine sundu.

DİLEK AYDIN
Devamı »
Cuma, Şubat 13, 2009

14 Şubat Sevgililer Günü mesajları

AŞK MESAJLARI

*Dünyada bir çok insan var.Kimi mutlu kimi mutsuz, Kimi aglayip kimi gülüyor ama güzelliklere ve mutluluga layik bir insan var o da su an mesajimi okuyor..

*Senin sevgini doldurdum gönül kadehime, senin sevgini içecegim. Senin hayallerini çizdim gözlerime, hep seni seyredecegi. Ilkdefa seni sevdim ölene kadarda seni SEVECEGIM...

*Isteyipte sahip olamadigim her seyin yerine seni koydugum zaman anladim ki, ben her seye sahipmisim çünkü sen her seyden ve herkesten degerlisin!!!!

*Sen güneşin doğduğu, karanlığın bittiği yerdesin. Sen kalbimde yatan tek sevgilimsin. Sevgililer günümüz kutlu olsun.

*Bazı rüyalar diğerlerinden uzun sürer, bazıları da daha güzel. Benim en uzun ve en güzel rüyam şu an bu mesajı okuyor. Sevgililer günümüz kutlu olsun hayatım.

*Sevgililer öpüşürken neden gözlerini kapatır bilir misin? Çünkü gözleriyle değil de kalpleriyle görmek isterler. Yanı hissetmek isterler. Ben de seni ruhumun derinliklerinde hissediyorum sevgilim çünkü seni çok seviyorum. Sevgililer günümüz kutlu olsun!



MATRAK MESAJLAR

*AŞKIMIZ BİR VİŞNE İÇ İÇ KİŞNE.

*AŞKIMIZ BİR MESELE GEL SIRTIMI KESELE.

*AŞK BİR SUDUR İÇ İÇ KUDUR.

*BU LAFLAR BOY BOY SENİ SEVEN KOVBOY.
Devamı »
SEVGİYE DAİR NE VARSA İŞTE BURDA!..



SEVMEK EMEK İSTER,SEVMEK YÜREK İSTER…

Sevgiye dair söylenecek o kadar söz var ki nereden ve nasıl başlanır bilemiyorum.Şarkılar şiirler yıllardır dile gelen nameler hep Aşkı anlatır bize.Sevmek çok güzel bir o kadar da acı verir insana.Neden acı verir sevgi okyanusunun ortasında delice severken ilk heyecanı bekler aynı kadını yada aynı adamı istersin ama değişmiştir her şey sıradanlaşmış kalıplaşmıştır.Çoğu ayrılıklar bunlardan değimlidir zaten?Sevmek Emek ister.Sevmek fedakarlık etmektir.Sevmek beklentisizce sevmektir.Sevmek anlayışla beslenir.Sevmek güvenmektir.Sevmek paylaşmaktır.Sevmek pişman olmamaktır.Sevmek bir yaşam biçimidir.Sevmek sevdiğini olduğu gibi kabul etmektir.Sevmek sevildiğini bilmek yaşama sevincidir.Sevmek sevdiğini incitmemektir. Sevmek sevmek sevmek…..Sevgililer Günü'nü yalnız geçiren kalplere bugüne fazla anlam yüklememelerini söyleyen Medical Park Bursa Hastanesi Klinik Psikoloğu Elif Kutlu Merzeci, "Sevgiler Günü'nü nasıl geçireceğiniz o güne ne anlam yükleyeceğinize göre değişecektir" dedi.
Bireyin sevgilisi olsun ya da olmasın bir tür global tüketim gününün gereği olan kutlamaların suni, her yerde görülen kırmızı kalplerin ise son derece sıradan olacağını kaydeden Merzeci, "Sevgiliniz yoksa ve Sevgililer Günü'ne bir hayli anlam yüklediyseniz o gün sokaklar, alışveriş merkezleri ve restoranlar sizin için kabusa dönüşebilir. Unutmamak gerekir ki, verdiğimiz anlamlarla nasıl özel kılıyorsak günleri, hediyeleri ve anları yine verebileceğimiz anlamlarla bugünün olumsuzluğunu giderebiliriz" diye konuştu. Bireyin hayatı paylaşabildiği, yanında mutlu olduğu bir partnerinin olmasının son derece sağlıklı bir durum olduğunu, partneri olmayanların ise umutsuzluğa kapılmamalarını söyleyen Elif Kutlu Merzeci, yalnız bireylerin 14 Şubat'ta kederlenip, hayıflanarak, hayatı kendilerine zehir etmekle ellerine bir şey geçmeyeceğini kaydetti. Merzeci, aksine bu tür davranışların kendilerine olan güvenlerini kaybedip uygun partner bulmaya dönük umutlarının da kırılmasına yol açacağını belirtti.
Bir yandan hayatı paylaşacak bir sevgiliye ihtiyaç duyulup diğer yandan ise bir türlü bulunamadığından yakınılıyorsa aranılan kriterlerin ne kadar gerçekçi olduğunun bir kez daha gözden geçirilmesi gerektiğine dikkat çeken Merzeci, "Ne kadar -meli ,-malı cümlelerimiz çoğalırsa o kadar işimiz zorlaşmaktadır. Kendi doğrularımızın mutlak doğrular olmadığını, her bireyin aynı olayı, durumu, ilişkiyi farklı bir bakış açısıyla değerlendirebileceğini unutmayın ve umutsuzluğa düşmeyerek 14 Şubat'ı yeni bir başlangıç olarak kabul edin" tavsiyelerinde bulundu.



Sevgililer günü dünyanın farklı yerlerinde farklı isimlerde kutlanılan fakat ortak amaç etrafında birleşen bir özel gün olma özelliğiyle sıradanlığı farkettiriyor. Türkiye’de sevgililer günü, çeşitli Avrupa ülkelerinde Valentine’s Day şeklinde adlandırılan bu sembolik gün sevgilimiz ile sevgimizi kutlayacağımız sembolik bir gün olma özelliği taşıyor. Zamanın Roma İmparatoru orduya asker bulmakta zorlanıyordu. Ona göre bunun sebebi erkeklerin ailelerini ve aşklarından vazgeçemiyor oluşuydu. Bu sebeple evlilik ve nişanlanmayı yasaklamıştır. Aziz Valentine adındaki papaz ise çiftleri gizli evlendirmeye devam ediyordu. Bunun sonucunda yakalandı ve ölüm cezasına çarptırıldı.”Tabi bu Valentine ile ilgili efsanelerden sadece biri. Tarihte inancı yüzünde 14 Şubatta öldürülen 3 tane Valentine olduğu düşünülüyor. Bir ikincisi de Valentine adlı Azizin -Rahibin- yaşadığı aşka sevgilisinin karşılık vermemesi üzerine intihar etmesi ve kalbinin sevgilisine gönderilmesini vasiyet etmiştir. Bu olay üzerine bu aşk hristiyanlıkta bayram olarak kutlanmıştır. Noel Bayramı gibi tüm dünyaya yayılmıştır.Aziz Valentin Gününün romantik aşk ile bağlantısı, Orta çağ'ın sonlarına doğru, o zamanki akımlardan kaynaklanmış ve bu gün, zamanla dinsel özelliğini yitirmiştir. 1969 yılında dini takvimden de çıkarılarak dini anlamda kutlanması sona ermiştir.Fakat bana öyle geliyor ki, iş bu günü hatırlamakta değil; o heyecanı ve o sevgiyi bir ömür boyu birlikteliğe yayabilmekte ve her günümüzü o sevgi dolu anlar ile geçirebilmekte…
14 Şubat sevgililer gününe dair bilgiler günümüze yaklaştıkça efsaneleşmiş bilgiler olmaktan çıkıp daha mantık dolu bir hal almaktadır. Yine bu özel günlerin ortaya çıktığı ve dünyaya yayılma merkezi olan ABD bölgesinden yine bir Amerikalı vatandaş olan Esther Howland tarafından sevgilisine yollanan ilk 14 Şubat tarihli kartpostal, sevgililer gününün günümüz anlayışıyla toplumsallaştığı ilk örneklerinden olmuştur. Bu tarihten sonra 14 Şubat tarihi daha fazla değer kazanmış ve bu günde sevgililer birbirlerine kartpostallar yollamaya, hediyeler almaya başlamıştır. Artık sembolleşmiş bir gün de olsa, sevgililerin birbirlerine özel birer günleri vardır.
Sevgililer günü demişken, insanı insan yapan duygular arasında yer alan ve sanırım hayatım teme taşı diyebileceğimiz sevgiden, aşktan bahsetmeden de olmaz. Küçücük, bir el yumruğu kadar büyüklükte olan kalbimizin sevgi sınırını kavrayabilmekten gerçekten de zordur. Ona bir sürü sevgi sığdırırız. Ama hiçbir zaman tamam artık burda yer kalmadı dediğini duymayız. Düşünseniz kalbinizin her bir köşesi farklı bir sevgi türüyle dolu. Anne sevgisi, kardeş sevgisi, arkadaş sevgisi, okul sevgisi, hayat sevgisi ve en önemlisi hayat eşi sevgisi… Yani sevgilimize duyduğumuz sevgi… Yani sevgililer gününde sevgilimize duyduğumuz sevgiyi unutmamak, kalbimiz hala atıyor iken çok da zor olmasa gerek.
Aşık olmak ve sevgililer gününde kalbinizin hala attığını fark edebilmek gerçekten de tarifi mümkün olmayan bir duygu. Sevgililer gününde kalbinin attığını fark etmek isteyen milyonlarca insan varken bunun bir bilimsel açıklaması var mı diyen diğer milyonlarca insanı da duyabilir gibiyim. Bilim adamları aşık olan insanların salgıladıkları özel bir hormonun olduğunu ve sevgiliyi gördüğünde, özel günlerde bu hormonun hat safhada olduğunu söylüyor. Hatta bu hormonun akıl sağlığı yerinde olmayan hastalarda da aynı seviyede olduğu belirtiliyor. Yani dışarıda deli olmayı bekleyen milyonlarca insanla karşı karşıyayız.
Öyleyse bu sevgililer gününde kalbinizin attığını fark edebilmek adına ve kalbinizin sevgiliniz için attığını ona hatırlatabilmek adına, sevgilinize bir sürpriz yapın.Sevdiğinizle paylaşacağınız Şebnem Kısaparmağın bir şiiri ile bitiriyorum bu özel günü.
Ne güzel şey seni seviyorum demek
Sevdiğini söyleyebilmek ne güzel...
Her baharda, gece gündüz, her saniye
SENİ SEVİYORUM
SENİ SEVİYORUM
SEVİYORUM SENİ
Diyebilmek ne güzel..
Çünküsü yok, nedeni yok sevmenin
Zamanı hiç yok,
Dakikalar zaman üstü...
Utangaç bir gecenin kucağında
Yağmurlar vuruyor pencereme,
Aşkın vuruyor kalbimin kıyılarına
Gecenin bu çıldırtan yalnızlığında
Aşkın ayak seslerini duyuyorum yüreğimde
Ve hasretini içimde,
SENİ SEVİYORUM
Sesini duymak istiyorum uyumadan önce
Sabahlara kadar konuşmak,
Hiç kapatmamak telefonu...
Aynı düşlere uyumak sonra
Ve uyanmak aynı güneşe
SENİ SEVİYORUM
Daha bir güzelleştim son günlerde
Gözlerimin içi parlıyor
Kabına sığdıramıyorum aşkı.
Gülmek geliyor içimden
Sokaklarda koşar adım yürümek
Tanıdık, tanımadık herkese selam vermek,
Merhaba ülkemin güzel insanları,
Hepinize, hepinize merhaba
sizi de SEVİYORUM

Yağmuru, denizi, kokusunu toprağımın
Gök mavisinde güvercinleri, martıları,
Dağ eteklerinde gelincikleri seviyorum ateş kırmızısı
Bindallılarıyla köy kızlarını,
Ve elleri hamur kokan anaları
Hepsini sende seviyorum
SENİ SEVİYORUM
Senin sevdiğin gibi topluyorum saçlarımı,
Siyah kazağımı daha çok yakıştırıyorum kendime
Ve daha çok seviyorum limonlu çayı
Senin sevdiğin her şeyi seviyorum
Türkülerini memleketin,
feneri, kara kartalı senin için,
Davamızı ve şiiri sende seviyorum.
SENİ SEVİYORUM
İyi ki doğdun iyi ki varsın.
Doğum günün kutlu olsun
SENİ ÇOK SEVİYORUM
SENİ ÇOK SEVİYORUM
Yaşamaksa seni sevmek,
Ben hiç ölmedim...
SENİ SEVİYORUM!

DİLEK AYDIN
Devamı »














Güzel bir cilde sahip olmak istiyorsanız, cilt tipinizi ve o cilt tipine uygun bakım ürünlerini tanımalısınız. Ayrıca bazı ürünler var ki, onlardan da kesinlikle uzak durmalısınız.


Kaçınılması gereken içerikler:

Propilen glikol veya sorbital bilhassa hassas ciltlerde tercih edilmez.

SLS (sodyum lauryl sülfat) ve SLES (sodyum lauret sülfat) gibi sürfaktanlar şampuan, diş macunu, traş kremi, kuru temizleme deterjanları bulaşık sabununda ve birçok endüstriyel temizlik maddesinde bulunur. Etki mekanizması nedeniyle duruladığınızı zannetseniz bile uzun süre saç ve derinizde kalıp yağ , nem ve amino asitleri söker atar. Ciltte kuruluk, kabalaşma ve yeni kıl ve deri oluşumunu bozar.

Kırışıklık ve güneş hasarını önleyen en etkili ürün güneşten koruyuculardır. UVB ve UVA ışınlarına karşı koruyucu özelliği olan, güneşten koruyucu faktörü (SPF) 15 ve üzeri olan ürünler cildin yaşlı görünmesini önlemektedir. Düzenli olarak güneşten koruyucu kullanmak derin kırışıklıklar ve koyu lekelerin oluşmasını engellemektedir.

Güzel ve sağlıklı bir cilde sahip olmak istiyorsanız, önemli olan kullandığınız ürünün ne kadar pahalı olduğu değil, cildinize ne kadar uygun olduğudur. Cilt gün içinde kirlenir. Bu nedenle biriken kirler, ter, yağ gibi kişisel salgılar ve dökülmekte olan ölü cilt hücreleri temizlendikten sonra cilt nemlendirilmelidir.

Kışlık cilt bakımı nasıl yapılır?
Özellikle uzun ve soğuk kış ayları cilde özel bir bakım uygulanmasını gerektirir. Günlük yorucu ve tekdüze hayata dönüş, düzensiz ve zamansız beslenme, şehrin kargaşası, kış aylarında alınan gıdalardaki yağ oranın daha fazla olması, rüzgar, soğuk hava, cildimizin yıpranarak zarar görmesini ve kötü bir görünüm almasına sebep olur. Bütün bu olumsuz etkileri yok etmek ya da en aza indirmek için cildimize kış aylarında daha fazla özen göstermek ve bakım uygulamak zorundayız.

Güzellik enstitülerinde yapılan bakımın bir çok değişik safhası vardır. Soğuk kış günlerinde yapılacak bakımın ilk aşaması, cildi öncelikle temizlemeye yönelik olmalıdır.

1) Akşamları makyajı silmek için cilde temizleyiciyle masaj yapılmalıdır. Makyaj önce pamuk ile hafifçe silinip, temizleyici sütle yüz temizlenmelidir.

2) Bu işlemden sonra siyah noktaların sıkılmasına başlanır. Enfeksiyon ve kızarıklıkları önlemek için bu işlemi yaparken parmakların temiz olmasına ve akneleri sıkarken çok fazla zorlamamaya özen gösterilmelidir.

3) Yumuşak bir fırça ve sabun köpüğü ile yüz ve boyun dairesel hareketlerle temizlenir, sonra da bol suyla yıkanır. Bu işlem yüze pürüzsüz ve parlak bir görünüm kazandırır.

4) Ölü hücreleri ve pürüzleri yok etmek için yüz ve boyuna sürülen kremler 5 dakika bekletilir. Bir süre sonra ince bir kağıt mendil yardımıyla cilde tonik sürülür.

5) Bundan sonra yüze parmak uçlarıyla masaj uygulanır. Zayıflamış dokulara renk ve elastikiyet kazandırmak için kuvvetli nemlendiriciler kullanabilir.

6) Fazla krem bir pamuk ile alındıktan sonra, cilde uygun bir maske yüze sürülür. Maske yaklaşık 10 dakika kadar bekletilir.

7) Tekrar bir kat tonikle silindikten sonra yüz artık temizdir ve tüm hava muhalefetine rağmen rahatça nefes alabilmektedir.
Kuru cilt: Kuru ciltlerde, kurutucu ve alkol içeren ürünler ciltten nemi söküp atacağı için tercih edilmemelidir. Hassas yumuşak sabun içermeyen likit bir temizleyici sonrası gliserin, hiyalironik asit gibi ürünlerle formüle edilmiş nem kaybını azaltan nemlendiriciler kullanılmalıdır. UVA ve UVB ışınlarına karşı koruyucu SPF15 ve üstü bir ürün, yıl boyunca dışarıya çıkmadan yarım saat önce açıkta kalan alanlara uygulanmalıdır.

Yağlı cilt: Yağlı ciltlerde aşırı yağlı ürünler, hassas ciltlerde ise daha az hasar verecek narin ürünler tercih edilebilir. Yağlı ciltlere özgün yağ bağlayıcı likit veya jel şeklinde temizleyicileri tercih edin. Krem bazlı, kakao yağı, lanolin içeren sabunlardan uzak durun. Losyon şeklinde suyu çekip tutan (humectane) maddeler içeren nemlendiricileri tercih edin. Ergenlik çağındaki gençlerde görülen hormon değişiklikleri nedeniyle yağlı ve akneye yatkın cildin temizliği ve doktor tarafından önerilen ürünlerin düzenli kullanılması önemlidir. Yağ içermeyen (oil-free) güneşten koruyucuları kullanın. Cildinize fazla parlak diyerek, yağı kurutmak için sert sabun, alkol, fırça, kese kullanmayın. Cilt temizliğini günde 2-3 kezden fazla yapmayın.

Karma cilt: Kozmetik olarak T bölgesi, yüzün yağlı alanları olan yanaklar, alın, burun ve çene daha fazla yağlıyken diğer alanlarda kuruluk gözlenir. Normal karma ciltler için olan temizleme ürünleri yanaklar için nazik, diğer bölgelerde ise daha sert etkilidir. Yalnızca ihtiyaç duyulan bölgelere uygulayacağınız nemlendirici T bölgesinde sivilceye yol açabilir. Tercih edeceğiniz güneş koruyucusunun da yağ içermemesine dikkat etmeniz gerekmektedir.

Cilt bakım ürünü seçerken bir diğer dikkat edilmesi gereken nokta da bu ürünlerin içerikleridir.

Güneşten koruyucular: Kırışıklık ve güneş hasarını önleyen en etkili ürün güneşten koruyuculardır. UVB ve UVA ışınlarına karşı koruyucu özelliği olan, güneşten koruyucu faktörü (SPF) 15 ve üzeri olan ürünler cildin yaşlı görünmesini önlemektedir . Düzenli olarak güneşten koruyucu kullanmak derin kırışıklıklar ve koyu lekelerin oluşmasını engeller.

Tretinoin ve türevleri: Güneşin zararlı etkilerinden olan yüzdeki ince kırışıklıklar, koyu lekeler veya kabalaşmaya karşı etkilidir. Cilt renginin açılmasına , yenilenmesine yardımcı olur.

AHA (Alfa Hidroksi Asitler): Şeker kamışı, elma, üzüm ve limon gibi bitki ve meyvelerde doğal olarak bulunan asitlerdir. Cilt üzerindeki ölü hücrelerin dökülmesi ve bu sayede daha düzgün, yumuşak, renk düzensizliği olmayan yeni bir cilde kavuşulması sağlanmaktadır. AHA aynı zamanda cildin üst tabakası altındaki bağ dokusunun daha iyi üretimini, su kaybının ve ince kırışıklıkların azalmasını sağlamaktadır.


Kaçınılması gereken içerikler:
Propilen glikol veya sorbital bilhassa hassas ciltlerde tercih edilmez.

SLS (sodyum lauryl sülfat) ve SLES (sodyum lauret sülfat) gibi sürfaktanlar şampuan, diş macunu, traş kremi, kuru temizleme deterjanları bulaşık sabununda ve birçok endüstriyel temizlik maddesinde bulunur. Etki mekanizması nedeniyle duruladığınızı zannetseniz bile uzun süre saç ve derinizde kalıp yağ , nem ve amino asitleri söker atar. Ciltte kuruluk, kabalaşma ve yeni kıl ve deri oluşumunu bozar.

Kırışıklık ve güneş hasarını önleyen en etkili ürün güneşten koruyuculardır. UVB ve UVA ışınlarına karşı koruyucu özelliği olan, güneşten koruyucu faktörü (SPF) 15 ve üzeri olan ürünler cildin yaşlı görünmesini önlemektedir. Düzenli olarak güneşten koruyucu kullanmak derin kırışıklıklar ve koyu lekelerin oluşmasını engellemektedir.neş koruyucusunun da yağ içermemesine dikkat etmeniz gerekmektedir.

DİLEK AYDIN
Devamı »










SICAK KIZLAR

Dünyanın önde gelen giyim firmalarından Victoria's Secret'ın geleneksel defileleri her yıla damgasını vurur.

Canlı performanslar, göz alıcı sahne tasarımı, çarpıcı koleksiyonlar ve elbette defilenin yıldızı olan birbirinden güzel mankenler...

Bu defilelerin sahne arkası da en az podyum kadar renkli. Birbirinden ünlü mankenleri, defileye hazırlık telaşı ‘Backstage Sexy’ adlı kitaba konu oldu. İşte bu kitapta da yer alan çarpıcı kareleri sizlerle paylaşalım dedim.


DİLEK AYDIN
Devamı »


















































Yorumsuz hem güzel,hem hanımefendi,hem iyi bir anne,hem de iyi bir assolist SİBEL CAN….
Sibel Can "Benim adım aşk" ile gümbür gümbür geliyor.Ocak ay'ında sütüdyoya giren Sibel Can bir çok ünlü isimden beste aldı.Sibel Can nın yeni albümünde yer alan şarkıların bestecileri;Sezen Aksu'dan 2 beste,Tarkan,Şehrazat,Serdar Ortaç,Rafet El Roman ve Gülşenden bir beste var.Ayrıca Sibel Can amatör besteci Ayla Çlik'e de şans vereceğini açıkladı.Sibel Can en çok "Benim Adım Aşk"adlı bestesine güveniyor.
SICAK HABER

ÜNLÜ SANATÇI SİBEL CAN GEÇTİĞİMİZ AKŞAM İSTANBUL'UN GÖBEĞİNDE ARABASINDA HIÇKIRA HIÇKIRA AĞLARKEN KAMERALARA YAKALANDI....
Ünlü sanatçı SİBEL CAN akşam İstanbul'un göbeğinde arabasında hıçkıra hıçkıra ağlarken Kanal 1'in magazin programı Heyecanlı kameralarına yakalandı. Gecenin bir yarısı ünlü sanatçı otomobilini park etmiş halde cipinin içinde oturmuş müziği sonuna kadar açmış ve hıçkıra hıçkıra ağlarken kameralara yakalandı. Gazetecileri görünce tedirgin olan Sibel Can dinlerken duygulanıp ağladığını söyledi. Sibel Can şarkıyı Gülşen'de aldığını ve duygusal bir parça olduğunu albüme koymayı düşündüğünü söyledi.

SİBEL CAN BİYOGROFİSİ

Sibel Can, 1 Ağustos 1970'de, Engin Cangüre ve Emine Gül Sezer Cangüre'nin ilk çocuğu olarak Fatih, Karagümrük'te dünyaya geldi. Gerçek adı Sibel Cangüre olan sanatçının babası birçok ünlü soliste eşlik eden bir keman sanatçısıydı.
Sibel Can'nın müzikle tanışması küçük yaşlarda oldu. Henüz 13 yaşındayken, gelen teklif üzerine Viyana’da oryantel olarak sahneye çıkmaya başladı. Babası ile yurtiçinde ve yurtdışında yaptığı turnelerde hem oryantallik hem de solistlik yapmaktaydı. Galata Kulesi ve Astorya gibi kulüplerde çıkan sanatçıyı, Nükhet Duru'nun Fahrettin Arslan'a tavfiye etmesi üzerine sanatçının bir anda dünyası değişti. Sanatçı böylece Maksim Gazinosu'nda ilk sahnesini aldı.
Ancak yaşının küçüklüğü sebebiyle ceza alan gazinonun kapatılması üzerine Fahrettin Arslan'nın yardımıyla mahkemede yaşı 6 yaş büyülttürüldü. Maksim gazinosunda Muazzez Abacı, Neşe Karaböcek ve Emel Sayın gibi isimlerin alt kadrosunda çalışma imkanı buldu. Assolistliğe yükseldiğinde henüz 17 yaşında idi.
Sibel Can, 1987 yılında Kervan Plak'tan ilk albümü olan "Günah Bize"yi çıkarttı. Bu albümde Orhan Gencebay'ın büyük desteğini gördü. Albüm kısa zamanda satış rekorları kırdı. 1988 yılında o dönemin popüler isimlerinden olan Hakan Ural ile Zerrin Özer'in evinde gizlice evlendi. Bu evlilikten daha sonra Engin can ve Melisa adından iki çocuk dünyaya getirdi.
Neredeyse her yıl bir albüm çıkaran Sibel Can, 1995 yılında Raks Müzik'e transfer oldu. Büyük bir yükselişe geçen sanatçı, 1999 yılında Hakan Ural'dan ayrıldı. 2000 yılında çıkarttığı "İşte Türk Sanat Müziği, İşte Sibel Can" adlı albümle yeni bir döneme girdi. Aynı yıl Sulhi Aksüt ile evlendi ve bu evlilikten Emir isminde bir erkek çocuk dünyaya getirdi.
Sibel Can, albüm çalışmalarının yanında birçok dizide ve filmde de yer aldı. "Kaldırım Çiçeği", "Gülüm", "Bize Ne Oldu" ve "Berivan" gibi dizilerle kamera karşısında da başarısını kanıtladı. 2001 yılından beri Emre Plak ile çalışan sanatçı en son 2007 yılında "Akşam Sefası" adlı albümü ile sevenleriyle buluştu.

Sibel Can Albümleri

Günah Bize (1987)01-Günah Bize02-Yalan03-Gözünde Bir Damla04-Diyemedimki05-Dünya Dönüyor06-Silemediler07-Sevda Oyunu08-Yetti Bu Ayrılık09-Şarkı Sunan Diller10-Gece Her yer11-Cilveler
Bulursun Beni (1988)01-Bulursun Beni 02-Sen Olamazsın 03-Seni Sevince 04-Tövbe 05-Aşıksın 06-Şanş 07-Benimle Aşk Bir Başkadır 08-Asla 09-Ağladım Olmadı 10-Bende Şeytan Tüyümü Var

Rüyalarda Buluşuruz (1989)01-Anla Halimden02-Rüyalarda Buluşuruz03-Sevdadır Şu Kalbe Dolan04-Yalancı Bahar05-Şu Gönlümün Kaderini06-Gülü Saran Yaprağa07-Nereye Gidiyorsun08-Kaybolan Yıllar Gibi09-Seni Nasıl Özledim10-Potpori

Hasretim (1990)01-Hasretim 02-Dokunma 03-Bana Söyle 04-Öyle Şirinsin 05-Dilenci 06-Vur Ha Gardaş 07-Dediler Zaman Hep 08-Yaşadım Gülmeyi Hiç Bilmedim 09-Sen Sevgini Bana Sakla 10-Ne Gelen Ne Soran Var 11-Rüzgar Susmuş Ses Vermiyor 12-Yıkılma Üstüme Akşam 13-Bir Of Çeksem14-Karşıdan Gel Göreyim

Bir Güneş Batışında (1991)01-Gidemezsin 02-Beni Yak Kendini Yak 03-Ben O Zaman Ölürüm 04-Taht Kurmusun Kalbime 05-Kara Sevda 06-Bir Güneş Batışında 07-Gözüm Kesmiyor 08-Uslanmıyorsun 09-Ölsem Bundan İyi 10-Potbori

Seni Sevmek (1992)01-Seni Sevmek 02-Yaralım 03-Gücün Yeterse 04-Kime Ne 05-Unutama Beni 06-Söyleme 07-Dönmelisin 08-Küsmeyin Geceler 09-Alışmışım Bir Kere 10-Anladın Ki 11-Üzme Beni 12-Sen Beni Mazimdeki Halimle 12-Yollarına Gül Döktüm 14-Vardar Ovası 15-Benim Yarim Gelişinden Bellidir

Hayat Devam Ediyor (1993)01-Ayrılıktan Vazgeçelim 02-Kurbanım 03-Hayat Devam Ediyor 04-Kandırma 05-Ahu Gözlüm 06-Sevmenin Zamanı Yok 07-Hayatım Değişti 08-Severek Ayrılalım 09-Kul Bırakmadın 10-Unuttu Seni

Hatırasıdır (1994)01-Tövbeliyim 02-Gül Döktüm Yollarına 03-Canım Seni İstiyor 04-Oynama Benimle 05-Bul Beni 06-Ayrılıkmı 07-Akşam Güneşi 08-Çare Değil 09-Hatırasıdır 10-Söyle Söyle 11-Eskidi Herşey 12-Bile Bile Lades

Şarkılarda Senden Yana (1995)01-Şarkılarda Senden Yana 02-Deli Yüreğim 03-Mektup 04-Dedikodu 05-Sen Varsın 06-Haydi Ver Elini 07-Yetmiyor 08-Belliydi Zaten 09-Ayıptır Söylemesi 10-Sonbahar 11-Sen Miydin 12-İkimizde Yalancıymışız 13-Potpori (Esmer Bugün Ağlamış-Turnalar) 14-İki Gözümsün

Bu Devirde (1997)01-Padişah(Bu Devirde) 02-Razıyım 03-Havar 04-Geçmiş Olsun 05-Tövbeler Olsun 06-Gülüm 07-Aman 08-Kanasın 09-Cici kız 10-Hadi HadiDaha Yolun

Başındayım (2000)01-Emret Öleyim 02-Daha Yolun Başındayım 03-Zalim Firarim 04-Bıktım Artık 05-Alçak 06-Dost Bildiklerim 07-Ölürüm 08-Bence Talih 09-Yarım Kaldım 10-Berivan


Sibel Can Şarkıları (2000)01-Padişah 02-Kanasın 03-Bence Talih 04-Daha Yolun Başındayım 05-Havar 06-Zalim Firarim 07-Dedikodu 08-Gülüm 09-Şarkılarda Senden Yana 10-Emret Öleyim 11-Alçak 12-Berivan 13-Ölürümİşte

Türk Sanat Müziği - İşte Sibel Can (2000)01-Gelse O Şuh Meclise 02-Baharın Gülleri Açtı 03-Sevmekten Kim Usanır 04-Unut Beni 05-Yemenimde Hare Var 06-Ne İdi Ne Oldu Halim 07-Hastayım Yaşıyorum 08-Söyleyemem Derdimi 09-Gönlüm Yaralı 10-Canımın Yoldaşı Ol 11-Ayrılık Ateşten Bir Ok 12-Sarı Kurdelem

Canım Benim (2001)01-And İçelim 02-Üşüyorum 03-Yazık 04-Kendim Düştüm 05-Ateşten Gömlek 06-Eyvahlar Olsun 07-Canım Benim 08-Yıllar 09-Utanacaksın 10-Utansın 11-Yetim Yavrum 12-Cemrem 13-Laz Ali 14-Leylim Yar 15-Yolumuz Gurbete Düştü 16-Seyreyle Güzel 17-Sen Gelmez Oldun 18-Bugünlerde 19-Keje 20-Ah Bir Ataş Ver 21-Yaz Günü

Sen Benimsin (2003)01-Bir Sıkımlık Canım Vardı 02-Hey Adamım 03-Kanadı Kırık Aşk 04-Su Bile Yok Sana 05-Doğum Günün 06-Yar Yar 07-Sen Benimsin 08-Elveda Aşkım Sana 09-Aramızda Dağlar Var 10-İki Gönül 11-Deli Yürekli Yarim 12-Maraz

Özledinmi (2005)01-Yalnızlar Treni(Özledin mi)02-Aşık Olma 03-Melekler 04-Nehir Gözlüm 05-Gümüş Kurşun 06-Limoni 07-Gel De Kıyma 08-Ev Seçelim 09-Lale Devri 10-Aşk Yolu

Akşam Sefası (2007)01-Çakmak Çakmak 02-Benim Yerimede Sev 03-Aşkımız İçin 04-Çek Git Başımdan 05-İstanbulu Efkar Bastı s 06-Sakın Sevme Beni 07-Akşam Sefası s 08-Anladın Sen Onu 09-Aykırı Çiçek 10-Dönmessin 11-Eski Toprak 12-Ayrılık Şarkısı





DİLEK AYDIN

Devamı »
web counter